(3402 S. K. m. 11) (492 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay Bozma kararında özetle: Davacıların dayandıkları tapu kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren getirtilerek usulüne uygun biçimde yerine uygulanması komşu parsellere ait kadastro tutakları ile dayanakları getirtilip bu kayıtlarda nizalı parsel yönünün ne biçimde sınır gösterildiği yönü üzerinde durulması, davacılar adına belgesiz olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak başka bir taşınmaz tespit yada tescil edilip edilmediğinin sorulup saptanması gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 381, 413, 466 sayılı parsellerin tamamı ile 382 sayılı parselin krokide ( B ) harfiyle işaretli 26125 metrekarelik bölümün davacılar, ( A ) harfiyle işaretli 31000 metrekarelik bölümün davalı Hazine adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre hazinenin 381, 413 ve 382 parselin ( B ) harfiyle işaretli bölümleri ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarının reddiyle bu parsellerle ilgili usul ve yasaya ve bozma icaplarına uygun olan hükmün ONANMASINA ve 492 sayılı harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca hazineden harç alınmamasına,
2-466 nolu parselle ilgili temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Ancak, davacıların dayandığı gerek 21.12.1970 tarih 12 nolu tapu kaydının ve gerekse 1937 tarih 100 tahrir nolu vergi kaydının kapsamlarının yazılı sınırlarına ve eylemli duruma göre yüzölçümleri ile geçerli olduğu tapu kaydının miktarı ile dava dışı 465 nolu parsele revizyon gördüğü, aynı yere ilişkin iki ayrı kaydın varlığı halinde sınırları mer'a yada kaçak kişi yeri okumadığı sürece miktarı daha fazla olan kayda değer verileceği, 465 nolu parselin yüzölçümünde 30 dönüm olduğu dikkate alınarak vergi kaydı miktarından geriye kalan 100 dönümlük kısmın 465 nolu parselin kuzey sınırından başlamak üzere ifrazı ile davacılar, kalan 296000 metrekarelik bölümünün ise tespit gibi hazine adına tesciline karar vermek gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 24.2.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy