(3402 S. K. m. 11, 14)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 130 ada 10, 131 ada 1, 133 ada 1 parsel sayılı 63.914.50, 53.200, 94.181.34 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik haneleri boş bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı hazine tarafından davalı Murat aleyhine açtığı el atmanın önlenmesi, tescil davası görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece, hazine davasının reddine, dava konusu 133 ada 1 sayılı parselin İsmail oğlu Mustafa, 130 ada 10, 131 ada 1 sayılı parsellerin payları oranında Hasan mirasçıları Murat ve müşterekleri adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazlar üzerinde tescil davasının açıldığı tarihe kadar davalılar yararına zilyetliğe dayalı taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. 130 ada 10 ve 131 ada 1 nolu parsel üzerinde Mustafa oğlu Hasan mirasçılarının, 133 ada 1 nolu parsel üzerinde de Mustafa oğlu İsmail ve taksimen oğlu Mustafa'nın 20 yılı aşkın zilyetlikleri bilirkişi ve tanıklarca haber verilmekle beraber davalılar delil olarak hiç bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Emlak beyannameleri 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 14.maddesinde sayılan belgelerden değildir. Sözü edilen maddede ayrıca aynı çalışma alanı içerisinde belgesiz zilyetliğe dayalı olarak bir kimsenin sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar taşınmaz mal iktisap edebileceği öngörülmüştür. Mustafa oğlu İsmail mirasçıları adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak 233559 metrekare, Mustafa oğlu Hasan mirasçıları adına da 76976 metrekare yüzölçümünden taşınmaz tespit edildiği ve tespitlerinin kesinleştiği getirtilen tutanaklarının incelenmesinden anlaşmaktadır. Mustafa oğlu Hasan terekesinin taksim edildiği davalılar tarafından ileri sürülmediği gibi bilirkişi ve tanıkların da bu konuda bir açıklamaları yoktur. İsmail terekesinin taksim edildiği haber verilmişse de, hem İsmail'in hem kardeşi Hasan'ın ve hem de İsmail terekesinin taksim edildiği tarihten tespit tarihine kadar yasada öngörülen 20 yıllık süre geçmemiştir. Hal böyle olunca, mahkemece 133 ada 1 nolu parsel hakkındaki davanın kabulüyle tümünün hazine adına tesciline, 130 ada 10 ve 131 ada 1 nolu parselden de 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 21.maddesi uyarınca davalılara tercih hakkı kullandırılmak suretiyle 23024 metrekarelik kısmın ifraz edilerek Mustafa oğlu Hasan Kaymak mirasçıları adına, kalan bölümlerinin Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken bu yönler gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın tümden reddi yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 6.3.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy