(3402 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı,tapu kaydı ve kadastro öncesi sebebe dayanarak genel kadastro sonucu ve hükmen davalı Bünyamin ve Aziz adına oluşan 110 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kaydının iptali ve ayrıca kendisine ait 110 ada 29 ve davalı 9 numaralı parsel arasında bulunan yolun adına tapuya tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davacı, adına tespit edilen 29 nolu parselin yüzölçümünün tapu kaydı miktarından az olduğunu, noksanlığın bitişik yol ve ondan sonra gelen 9 nolu parsel içerisinde kaldığını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davacı davasını tapu kaydına dayandırdığına göre kaydın taşınmaza aidiyetinin ve ait olması halinde de kapsamının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekir. Dayanak 23.12.1965 tarih 19 nolu tapu kaydının sınırları ile ilk geldisi Mart 291 tarih 46 nolu kaydın sınırları ve yüzölçümleri değişiklik arzetmesine rağmen değişikliğin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı üzerinde durulmamış, Mart 291 tarih 46 nolu tapunun uygulaması yapılmamış, 9 nolu parselde dava edilmesine karşın hakkında sicil oluşturmaya esas olacak olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, öncelikle Mart 291 tarih 46 nolu tapudan intikalen ve ifrazen oluşturulan tapu kayıtlarının haritaları sıhhatli bir biçimde tapu sicil müdürlüğünden getirtilmeli, yine kaydın ilk oluşturulduğu tarihteki sınırları ile intikallerindeki sınırların ve yüzölçümleri değişikliklerinin haklı bir nedene dayanıp dayanmadıkları aynı şekilde tapu sicil müdürlüğünden sorulup varsa bunla ilgili belge örnekleri getirtilmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen bilirkişilerle hayatta bulunmaları halinde tüm tespit bilirkişileri ve tanıklar huzurunda yerinde yeniden keşif yapılarak yöreyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla Mart 291 tarih 46 ve intikali olan kayıtlarla olduğunda ifraz haritaları gereği gibi uygulanarak taşınmazlara uyup uymadığı ve uygunluğu halinde kapsamları kesin olarak saptanmalı, yerel bilirkişilere kayıtlarda geçen sınırlar arazi üzerinde göstertilip düzenlenecek krokiye yerleri işaret ettirilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğu takdirde tanıkların bilgisine başvurulmalı, kayıtların kapsamlarının harita ve krokileri bulunduğunda buna göre belirleneceği dikkate alınmalı, Mart 291 tarih 46 nolu kaydın aidiyetinde K... Ömer ve A... Hasan ( E... Hasan ) ile Mektep, 23.12.1965 tarih 19 nolu kaydın aidiyetinde de Ali tarlaları ile mezarlığın yerlerinin arazi üzerinde belirlenmelerinin önem arzettiği düşünülmeli, daha önce Mehmet tarafından Ali aleyhine açılan dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın davaya etkisi üzerinde durularak değerlendirmede nazara alınmalı, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamayı ve ifraz haritalarının uygulamasını ve buna göre dayanak tapuların kapsamlarını yansıtır ve de keşfi izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacı Ali'nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 3.3.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy