(4721 S. K. m. 1025) (1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Köy Tüzel Kişiliği tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı K... Köyü Tüzel Kişiliği köye ait meraya davalı S... Belediyesinin el attığı iddiasıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı dava görevsizlik kararı verilerek önce kadastro mahkemesine aktarılmış taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasıyla davalı Belediye'nin el atmasının önlenmesine dair verilen kadastro mahkemesinin hükmü el atmanın önlenmesi yönündeki kararın aidiyet belirleyici olduğu görevsizlik kararı verilmesi gerekçesi ile bozulmuş ve dosya Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece usulen açılmış bir dava bulunmadığından esas hakkında karar ittihasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı Köy Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kadastro mahkemesinin görevsizlik kararları üzerine davacı tarafın usulün 193. maddesindeki prosedüre uygun biçimde tebligat işlemini yaptırmadığı ve bunun sonucu olarak usulen açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar ittihasına yer olmadığına ve esasın bu şekilde kapatılıp dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Kadastro mahkemesince 3.12.1991 gün 1991/42-162 sayılı kararla meraların aidiyeti ile ilgili uyuşmazlıkların kadastro mahkemesi görevi dışında olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ve yetkili Malkara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, verilen iş bu karar temyiz yoluna başvurulmaksızın 1.3.1995 tarihinde kesinleşmiştir. Usulün 193/2. maddesinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırmasının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Görevsizlik kararının kesinleştiği tarihte dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesinin esasına kaydedilmiş, tensibi yapılmış ve de taraflara duruşma günü ve saatini bildirir açıklamalı davetiye çıkarılmıştır. Şu hale göre davacının tebligat işlemini yaptırmadığından söz etme olanağı yoktur. Açıklanan bu olgular karşısında mahkemece taraflardan iddia ve savunmaları sorulup gösterecekleri deliller toplandıktan sonra işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 20.2.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy