(3402 S. K. m. 11, 14, 18)
Dava: Taraflar arasında görülen tespite itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Serik Kadastro Mahkemesinden verilen 10.12.2002 gün ve 57/281 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay'ca incelenmesi müdahil davacı Hazine vekili ile davalı Fatmana vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 29.4.2003 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden müdahil davacı Hazine vekili avukat İ. Perran ile davacı Tayyar vekili avukat Süleyman geldi, karşı taraftan davalı Fatmana vekili avukat Çetin'in hazır oldukları anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tespit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 281 ada 1 parsel sayılı 49643 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Fatma adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde Tayyar vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın 25000 metrekarelik kısmının davalı adına, yaklaşık 25000 metrekarelik kısmının Osman mirasçıları ile Hasan mirasçıları adına tapuya tescili isteğiyle dava açmış, Hazine taşınmazın Hazineye ait yerlerden olduğunu öne sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin bilirkişi krokisinde A harfi ile gösterilen 22452,69 metrekarelik kısmının Osman mirasçıları adına tapuya tesciline, geri kalan kısmında Fatmana adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Fatmana ile katılan davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyize konu ettiği ve 9.9.2002 günlü krokide ( A ) harfi ile gösterilen bölüm üzerinde taşınmazın ekonomik amacına uygun ve yasada öngörülen süreye ulaşan zilyetliğini kanıtlayamamasına, orman ve ziraatçı bilirkişi raporlarıyla da savunmasının doğrulanmamasına göre davalı Fatmana 'nın söz konusu yerle ilgili hükme yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 7.880.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubuna,
2- Katılan hazinenin temyizine gelince : Temyiz,taşınmazın tümü ile ilgili hükme yönelik bulunmaktadır. Mahkemece taşınmazın krokide ( A ) ile işaretli bölümü üzerinde Osman mirasçıları, geri kalan kısmı üzerinde de Fatmana yararına taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu üzere karar verilmişse de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Hazine, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup zilyetlik koşullarının oluşmadığını ileri sürerek davaya katılmıştır. Davacı tarafın dayandığı 1937 tarih 275 tahrir nolu vergi kaydı, yazılı sınırlarına göre her yere uygulanabilen kayıtlardan olmakla dava konusu taşınmaza aidiyetinin kabulüne olanak yoktur. Kaldı ki, vergi kayıtlarına mülkiyet belgesi olmadığından zilyetlikle birleşmediği sürece değer verilemez. Mahkemenin keşif tutanağına geçen gözleminde taşınmazın % 25 eğimli, yer yer taşlarla kaplı olduğu, üzerinde ağaççık şeklinde zakkum ve tespih ağaçlarının bulunduğu ve uzun zamandır tarım yapılmadığı belirtilmiştir. Ziraatçı bilirkişi raporunda yine taşınmazın %20-%25 eğilimli, kumlu, tınlı toprak yapısına sahip sulama imkanı olmayan, belirli bölümleri taşlarla kaplı ve içerisinde küçük çalılıklar ve otlar ve makilik bitki örtüsüne sahip otlak niteliğinde olduğu ve kısıtlı bir tarım yapılabilecek yerlerden olduğu, uzun zamandır da tarım yapılmadığı vurgulanmıştır. Mahkemenin gözlemi ile ziraatçı bilirkişi raporu çektirilen ve dosyaya ibraz olunun resimlerle tümden ve ormancı bilirkişi raporuyla da kısmen doğrulanmıştır. Teknik verilere dayalı ve eylemli duruma uygun düşmeyen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez. Kaldı ki, bilirkişi ve tanık sözleri soyut içerikli ve gerekçeye de dayanmamaktadır. Öte yandan davacı vekilince mahkemeye sunulan 10.12.2002 günlü dilekçede de taşınmazın hiç sürülüp ekilmediği ve yayla olarak kullanıldığı bildirilmiştir. Tapusuz olan bir taşınmazın tesciline karar verilebilmesi için tarıma elverişli yerlerden olması, ayrıca zilyetliğin de yine taşınmazın ekonomik amacına uygun bulunması ve de yasada öngörülen süreye ulaşması gerekir. Somut olayda açıklanan bu bulgular ve olgular gerçekleşmemiştir. Bu durumda mahkemece 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 18.maddesi de göz önünde bulundurularak hazinenin davasının kabulü ile tespitin iptaline ve taşınmazın hazine adına tesciline karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Katılan Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için takdir edilen 250.000.000 lira vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekil ile temsil edilen müdahil davacı Hazineye verilmesine 29.4.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy