(3402 S. K. m. 11, 14)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 103 ada 54 parsel sayılı 17973.26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve emlak kaydı ile ifraz haricen satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle M.Şerif, Ahmet. Mehmet adlarına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Hazine tapu kaydı ile icar senetlerine kaçak ve yitik kişilerden kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalılar M.Şerif, Ahmet, Mehmet adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastroca taşınmaz haricen satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı adına tespit edilmiş, davacı hazine taşınmazın hazine adına tapuda kayıtlı olması yanında kaçak ve yitik kişilerden kaldığını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, yargılama aşamasında da icar senedi ibraz etmiştir. Yerel bilirkişiler ve davacı tanığı tapu kaydı ve icar senedinin taşınmaza uymadığını, bildikleri bileli davalıların elinde olduğunu bildirmişlerdir. Dayanak tapu kaydının uygulaması ile ilgili gerek yerel bilirkişilerin ve gerekse davacı tanığının sözleri yetersiz olup herhangi bir gerekçeye dayanmamaktadır. Ayrıca yerel bilirkişi ve tanık davalıların zilyetliğinin süresi ve sürdürülüş biçimi ile ilgili açıklamada bulunmamışlardır. Diğer taraftan komşu parsellere revizyon gören kayıtlar getirtilerek taşınmaz yönünü ne şekilde sınır okudukları da belirlenmemiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, öncelikle hazine adına kayıtlı 21.10.1952 tarih 76/128, 75/123 77/134 sıra ve sayfa nolu tapu kaydı ile dava konusu taşınmazın tespit tutanağının edinme sebebi sütununda belirtilen tapu kaydı ilk tesisinden itibaren düzenli olarak intikalleri ve varsa haritasıyla birlikte yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden, gerektiğinde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından getirtilmeli, taraflardan taşınmazı ve öncesini bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, taşınmazların bulunduğu yörede kaçak ve yitik kişilerden kalan taşınmazlar olup olmadığı Tapu Sicil Müdürlüğünden ve Defterdarlıktan ve de Özel İdare Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulmalı, olduğunda kayıtlar getirtilip incelenmeli, daha sonra taraflarca gösterilecek tanıklar ve tüm tespit bilirkişileri huzurunda yerinde yeniden keşif yapılarak dayanak tapu kaydı ile kadastro tutanağının edinme sebebi sütununda belirtilen tapu kaydı ve icar senedi üç kişiden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla gereği gibi yerine uygulanmalı, kayıtlarda geçen sınır yerleri düzenlenecek krokiye işaret ettirilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıklardan bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı, değilse kimden kaldığı davalıların zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, kadastro tutanağında taşınmazla öncesi bir bütün olduğu belirtilen 103 ada 11, 14, 15, 16, 18, 21, 13, 55, 56, 57, 59, 60, 17, 62, 64, 65, 67, 63, 19 ve 92 parselleri bir arada gösterir harita ile bu parsellerin ve bunları dıştan çevreleyen parsellerin tutanakları ve dayanakları kayıtlar getirtilip uygulanarak taşınmaz yönünü ne şekilde sınır okudukları belirlenmeli, davalılar ve satıcılarının zilyetliğinin malik sıfatıyla mı yada Hazinenin kiracısı sıfatına dayalı feri zilyet mi oldukları yine bilirkişilerden sorulup açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde davalılar adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak taşınmaz tespit yada tescil edilip edilmediği mercileri nezdinde araştırılıp olduğunda tutanakları getirtilip incelenmeli, ziraatçı bilirkişiden taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve işleniş süresi ile ilgili konularda gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalma bir yer olduğunun anlaşılması durumunda yasalar uyarınca devlete kalacağından zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, fen bilirkişisine raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 10.4.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy