(3402 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 123 ada 103 parsel sayılı 910.25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ile irsen intikal,taksim, haricen satınalma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Hatice, Münevver, Müzeyyen, Nesrin ve Esin adlarına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Hazine dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden mer'a olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin davalılar Hatice, Nesrin, Esin ile Münevver ve Müzeyyen adına tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Kadastroca taşınmaz tapu kaydına ve zilyetliğe dayalı olarak davalı adına tespit edilmiş, davacı hazine taşınmazın mer'a olduğu iddiasıyla iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. İddia ve ileri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlık, taşınmazın mer'a olup olmadığı yönünde toplanmaktadır. Tespit, tapu kaydına dayanılarak yapılmasına karşın kayıt ilk tesisinden itibaren intikalleri ile birlikte getirtilip yerine uygulanmamış, tek bir yerel bilirkişinin soyut içerikli ve uyuşmazlığın halline elverişli olmayan sözlerine değer verilerek hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Eksik inceleme ili hüküm verilemez. O halde, öncelikle tespite esas alınan tapu kaydı, örneği eklenerek ilk tesisinden itibaren intikalleri ile birlikte Yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden, çıkartılamadığı takdirde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından istenilmeli, taşınmazın bulunduğu yöre ile ilgili olarak mer'a tahsis kararı yada kaydı olup olmadığı mercileri nezdinde araştırılmalı, mer'a lık iddiası karşısında taraflardan komşu köylerden olmak üzere taşınmazları ve yöreyi iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, tutanağının edinme yerinde yazılı ve taşınmazla öncesi bir bütün olan parsellerin kadastro tutanakları ve davalı iseler dosyaları getirtilmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ile tüm tespit bilirkişileri ve taraflarca gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak dayanak tapu kaydı ve olduğunda mer'a tahsis kararı ve kaydı yerel ve uzman bilirkişi aracılığıyla gereği gibi uygulanmalı, tapu kaydının aidiyetinde göçmez ağzı, sahibi senet ormanı ve memiş çeşmesinin önem arzettiği dikkate alınarak bilirkişilere söz konusu yerleri arazi üzerinde göstertilip krokisine işaret ettirilmeli, yerel bilirkişi tarafından bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıkların bilgisine başvurulmalı, hazinenin taşınmazla öncesi bütün olan diğer parseller hakkında aynı iddialara dayalı olarak dava açmış olması halinde biri hakkında verilecek kararın diğerini esasını etkileyeceği gözetilerek usulün 45.maddesi uyarınca davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği düşünülmeli,
Bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mer'a olup olmadığı, değilse davalının ve miras bırakanlarının zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, gerek davalı parseli ve gerekse öncesi bir bütün olduğu bildirilen diğer parselleri dıştan çevreleyen komşu parselleri birarada gösterir harita ile tutanakları ve dayanakları getirtilerek taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılmalı ve uygulamada gözönünde bulundurulmalı, taşınmazın mer'a olmaması tapu kaydı kapsamı dışında kalması ve zilyetlik koşullarının da gerçekleşmesi halinde davalılar adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak taşınmaz tespit yada tescil edilip edilmediği mercilerinden sorulup olduğunda tutanakları getirtilip incelenmeli, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamayı ve kayıtlarda geçen sınır yerlerini izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan tüm deliler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 29.4.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy