(3402 S. K. m. 40)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm katılan Hazine ve diğer katılanlar Hamdi, Osman ve Cemal, Abdullah ve arkadaşları ile davalı Hüseyin mirasçıları Behçet ve Cevdet, Ramazan ve Şaban tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: 21.6.1958 tarihinde yapılan kadastro sırasında Sarıköy Seyhevren mevki 21, 75, 76, 77, 78, 79 parsel sayılı sırasıyla 78400, 309625, 41000, 101625, 100000, 24850 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı, kayden satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kostantin veledi yorginin payı hazineye verilerek 21 sayılı parsel Mehmet ve Hazine, 75 sayılı parsel Emine, Hüseyin ve Hazine, 76 sayılı parsel Hasan ve Arif ile Hazine, 77 sayılı parsel Osman ve Hazine, 78 sayılı parsel Necati, Cemal, Mustafa ve Osman ile Hazine, 79 sayılı parsel Hasan, Salim ve Hazine adlarına tespit edilmiş, ancak Sarıköy kadastro çalışma alanında tespiti yapılan yukarıdaki taşınmazlar 1966 yılında Şeyhören köyü kadastro çalışma alanında yeni parsel numaraları verilip yüzölçümleri değiştirilerek 21 numaralı parsel 31 parsel numarası ve 67800, 75 numaralı parsel 85 parsel numarası ve 298300, 76 numaralı parsel 96 parsel numarası ve 39400, 77 numaralı parsel 97 parsel numarası ve 110000, 78 numaralı parsel 98 parsel numarası ve 82300, 79 numaralı parsel 99 parsel numarası ve 24400 metrekare yüzölçümü ile Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılarak tespit edilmiştir. 9.12.1955 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı Kurt Emine tarafından davalı Ahmet, İbrahim ve Mehmet aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlikle kadastro mahkemesine devredilmiştir.
Dava sırasında hazine kadastro tespiti sırasında taşınmazlara revizyon gören Ağustos 324 tarih 107 numaralı tapudaki 6/30 payın rumlardan metruk olduğunu ve bu hissenin hazine adına tescili, Hamdi, Cemal ve Osman, Abdullah ,Ali ve Mehmet, Fikri, Abdurrahman ve Hasan, Muharrem, Mustafa, Osman, Ali ve İbrahim, Sefer, Adil, Seyfettin, İsmail ve Kezban, Gücire davacıların dayandığı Ağustos 324 tarih 107 ve tedavül kayıtlarında bir kısım hisselerin murisleri adına kayıtlı olduğu, kayden ve haricen satın aldıklarını ileri sürerek davaya katılmışlardır.
Mahkemece katılan Hamdi ve arkadaşlarının davasının reddine, davacı Emine ve katılan Hazinenin davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine ve dava konusu Şeyhören köyü 31 ( 21 ), 98 ( 78 ) ve 99 ( 79 ) parsel sayılı taşınmazlar davalı olmadıkları halde malik haneleri boş bırakıldığından davalı olmaması halinde mevzuat gereğince yapılacak işlem yapılmak üzere tutanak asıl ve eklerinin karar kesinleştiğinde kadastro müdürlüğüne gönderilmesine, dava konusu Şeyhören köyü 85 parsel sayılı taşınmazın bilirkişiler kurulunun 5.7.1996 tarihli raporuna ek krokide ( G ) harfi ile gösterilen 2600 metrekarelik, 96 parsel sayılı taşınmazın ( A ) harfi ile gösterilen 9200 metrekarelik, 97 parsel sayılı taşınmazın ( C ) harfi ile gösterilen 94500 metrekarelik kısımlarının köyün son parsel numaraları verilerek orman vasfı ile Hazine, 85 parsel sayılı taşınmazın ( H ) harfi ile gösterilen 295700 metrekarelik, 96 parsel sayılı taşınmazın ( B ) harfi ile gösterilen 30200 metrekarelik ve 97 parsel sayılı taşınmazın ( D1 ) ve ( D2 ) harfleri ile gösterilen 6000 ve 9500 metrekarelik kısımların 19/30 hissesi Talistan kızı Kurt Emine, 6/30 hissesi Hazine, 5/30 hissesi Mehmet oğlu Osman adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, katılan Hazine ve diğer katılanlar Hamdi, Osman ve Cemal, Abdullah ve arkadaşları ile davalı Hüseyin mirasçıları Behçet ve Cevdet, Ramazan ve Şaban tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tespite esas alınan tapu kayıtlarının taşınmazlara aidiyetinin keşif ve uygulama ile saptanması yanında bu yönün uyuşmazlık konusu olmamasına, kayıtların kapsamlarının yüzölçümleri ile geçerli olduğu düşünülse bile tapu malikleri arasında müşterek mülkiyet hükümlerinin geçerli olmasına, tespit tarihinde her paydaşın belgesiz zilyetliğe dayalı olarak her parçada müstakilen 100 dönüm taşınmaz mal iktisap edilebileceğine ve kararda yazılı gerekçelere göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir. REDDİNE,
Ancak, kayıtlar ilk tesislerinden itibaren düzenli bir şekilde getirtilerek tespit tarihinden sonra kayden pay satın alanların kimler olduğu belirlenip haklarında 3402 sayılı K.Y.nın 40.maddesinin uygulanması gerekip gerekmeyeceğinin hüküm yerinde tartışılmamış olması doğru değildir.
Katılan Hazine ve diğer katılanlar Hamdi, Osman Celal, Abdullah ve arkadaşları ile davalı Hüseyin mirasçıları Behçet ve Cevdet, Ramazan ve Şaban'ın temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 20.5.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy