(3402 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine, tapu kaydına ve kadastro öncesi sebebe dayanarak genel kadastro sonucu davalılar adına oluşan tapu kaydının iptal ve tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece, davalı Ali Rıza ile Muharrem mirasçıları aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı Fethiye mirasçıları aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, iptali istenen tapu kayıtlarında davalı Ali Rıza ile Muharrem mirasçılarının kayıt maliki bulunmamalarına göre haklarındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Davacı Hazine'nin davalılardan Fethiye mirasçıları aleyhine 208, 209 ve 479 sayılı parsellerle ilgili tapu iptali ve tescil davasına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Mahkemece, davalıların dayanağı bulunan tapu kayıtlarının daha eski tarihli ve sağlıklı temellere dayanması, davacı Hazine tapusunun ise daha sonraki tarihlerde oluşması gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davalı taşınmazlara ait 1937 tarih 504 ve 554 tahrir nolu vergi kayıtları ile komşu parsellere ilişkin kadastro tespit tutanakları dayanağı kayıt ve belgelerin ilk ihdas tarihinden itibaren varsa krokileri ile birlikte mercilerinden istenmediği gibi mahallinde yöntemine uygun biçimde keşif yapılmak suretiyle getirtilen ve tarafların dayanağını oluşturan tapu kayıtları ve tedavülleri ile kadastro tespit tutanaklarının ve krokilerinin, belirtmelik tutanaklarıyla haritalarının yerlerine usulüne uygun biçimde uygulanmaları yapılmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, öncelikle davalıların dayanakları arasında bulunan vergi kayıtları ile komşu parsellere ait kadastro tespit tutanakları ile dayanağı kayıt ve belgelerin ilk ihdas tarihlerinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte mercilerinden getirtilmesi, bundan sonra mahallinde keşif yapılarak taşınmazları ve yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla dava konusu 208, 209 ve 479 sayılı parsellere ait tarafların dayandığı tapu kayıtları ile ilk ihdas tarihinden itibaren tüm tedavüllerinin, hazinenin tapu kaydı ile dayanağı olan belirtmelik tutanağı ve haritasının vergi kayıtlarının gereği gibi yerlerine uygulanarak aidiyet ve kapsadığı alanlar belirlenmeli,
Kayıtta ve tedavüllerde geçen sınırlar bilirkişilere arazi üzerinde göstertilip yerleri krokide işaret ettirilmeli, uygulamada kaydın ilk tesis sınırları dikkate alınmalı, tesis tarihindeki sınırlarla intikaldeki sınırlar arasında ve miktarlarında değişiklik olduğu takdirde bununla ilgili evrakı müsbiteleri getirtilip haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı üzerinde durulmalı, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıkların bilgisine başvurulmalı, taşınmazların tapu kayıtları kapsamı dışında kalması halinde öncesinin ne olduğu olaylara dayalı olarak bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, fen bilirkişisine yapılan uygulamayı kayıtlarda geçen sınır yerlerini ve keşfi izlemeye olanak verecek biçimde oldukça geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, taraf tapularının kapsadığı alanlar kesin biçimde saptanmalı, taraf tapularında hangilerinin dava konusu taşınmaza ait olduğu kesin biçimde belirlenmeli, taraf tapularının taşınmazlara ait olduğu saptandığı takdirde ondan sonra taraf tapularından hangisinin daha eski tarihli ve sağlıklı temele dayandığı belirlenmeli, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacı Hazine'nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 30.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy