(3402 S. K. m. 28, 30)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında 105 ada 13, 21 parsel sayılı 5319,48 ve 11776,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 13 sayılı parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, 21 sayılı parsel vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Ayşe ve İbrahim adlarına, 105 ada 12 parsel sayılı 2379,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/134 esasında davacı Mehmet tarafından Hazine ve orman idaresi aleyhine açılan tescil davanın reddedildiği, ancak kararın kesinleşmemesi sebebiyle davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde Hasan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece Kadastro Yasasının 28/2. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve dava konusu parsellerin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının adına çıkarılan muhtıra gereğini yerine getirmediği delil ve belgelerini bildirmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmişse de varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Öncelikle davacıya tebliğ edilen 1.4.2000 günlü muhtıra 3402 sayılı Kadastro Yasasının 28/2 maddesinde öngörülen hususları taşımamaktadır. Muhtırada duruşma gün ve saatinde duruşma salonunda tüm delillerimiz ile birlikte duruşmaya gelmeniz kaydına yasa hükmünde yer verilmemiştir. Hal böyle olunca geçerli ve davacıyı bağlayıcı bir muhtıranın varlığından söz etme olanağı yoktur. Diğer taraftan 12 nolu parselle ilgili olarak Mehmet tarafından Hazine ve orman idaresi aleyhine açılan tescil davası nedeni ile tutanağın malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Yasasının 30/2 maddesinde bu gibi durumda hakimin re'sen delil toplayacağı ve taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar vereceği öngörülmüştür. Bu bakımdan 28/2 maddesinin 12 nolu parselle ilgili davada uygulama yeri de yoktur.
O halde, uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulması için öncelikle 12 nolu parselle ilgili Asliye mahkemesine ait dava dosyasında gerekli ilanlar yapılmalı, takiben dava dosyası iş bu dava dosyası ile birleştirilmeli, daha sonra taraflardan iddia ve savunmaları sorulup gösterecekleri deliller toplanmalı, yerinde keşif yapılarak taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim yada kimlerden kaldığı kimin hangi tarihten beri zilyet olduğu, zilyetliğin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tarafların herhangi bir kayda dayanması halinde yerel bilirkişi aracılığıyla uygulamaları yapılmalı, gerektiğinde lüzum görülecek deliller re'sen toplanmalı ve ona göre toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacı Hasan'ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 02.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy