(3402 S. K. m. 16)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastra sırasında 148 ada 27, 37 parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı, taksim, bağış kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ayrı ayrı davalılar Mustafa Gündüz, Vehbi ve Firdes ortaç adlarına aynı ada 38, 39, 41, 42 parsel sayılı taşınmazlar yol boşluğu niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı çayüstü Köyü Tüzel Kişiliği, 27 sayılı taşınmazın 200 metrekarelik 37 sayılı parselin 92 metrekarelik bölümleri ile 38, 39,41,42 sayılı taşınmazların yol boşluğu olarak zilyediklerinde olduğu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dava konusu 148 ada 38, 39, 41, 42 sayılı parseller ile 37 sayılı parselin 46.71 metrekarelik 27 sayılı parselin 186.71 metrekarelik bölümlerinin kadastro tespitlerinin iptali ile davacı Köy Tüzel Kişiliği adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, temyize konu edilen taşınmazlar üzerinde davacı köy yararına zilyetliğe dayalı taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu üzere karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delilere uygun düşmemektedir. Bilgisine başvurulan bilirkişi ve tanıklar taşınmazlardan köy halkının yol olarak gelip geçmek suretiyle yararlandığını bildirmişlerdir. Bir yerin yol olarak kullanılması şeklinde tezahür eden zilyetlik taşınmazın ekonomik amacına uygun iktisap sağlayıcı bir zilyetlik değildir. Hal böyle olunca 27 nolu parselin kırmızı 37 nolu parselin yeşil renkli bölümleriyle 38, 39, 41 ve 42 nolu parsellerin 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/B-son maddesi uyarınca yol olarak haritasında gösterilmesine karar vermek gerekirken bu yönün gözetilmemiş olması doğru olmadığı gibi, 27 ve 37 nolu parselin geri kalan bölümlerinin yüzölçümlerinin ve kimler adına tescil edildiğinin hüküm yerinde gösterilmemiş olması da doğru değildir.
Davalı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 18.9.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy