(3402 S. K. m. 12, 13/B-b) (1086 S. K. m. 92)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Osman mirasçıları tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında temyize konu 39 parsel sayılı 1209.95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ile irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Osman temyize konu olmayan 40 sayılı parselde aynı nedenle davacı Mustafa adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı 39 sayılı parselin kendisine, 40 sayılı parselin davalıya ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu 39 sayılı parselin 1136.89 metrekare olarak davacı, 40 sayılı parselin 1136.89 metrekare olarak davalı mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Osman mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.Davanın kabulüne gerekçe olarak davalıların kabulü esas alınmışsa da ortada usulün 92. maddesinde öngörülen ve tanımını bulan geçerli bir kabulün varlığından söz etme olanağı yoktur. Ayrıca taraflardan taşınmazın miras bırakanlarından intikal edip etmediği ve terekesinin taksim edilip edilmediği sorulmamış, uyuşmazlığın çözümüne elverişli olmayan beyanlara değer verilerek hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez, o halde, taraflardan iddiaları sorulup gösterecekleri deliler toplanmalı ve bu meyanda taşınmazları ve yöreyi iyi bilen tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra gösterilecek tanıklarla tespit bilirkişileri eşliğinde yerinde keşif yapılarak, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların kimden kaldığı, kimin hangi tarihten beri zilyet ettiği, miras bırakanlarından kalması durumunda terekesinin taksim edilip edilmediği, edilmişse 38, 39 ve 40 nolu parsellerin kim yada kimlere isabet ettiği, taksim sırasında hangi sınırların gözönünde bulundurulduğu olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, taksimin bir sözleşme olduğundan geçerliliği için her bir paydaşa verilen yerlerin miktar ve değer yönünden eşit olmasının koşul olmadığı dikkate alınmalı, fen bilirkişisine yapılacak keşfi izlemeye olanak verecek biçimde raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davalılar Osman mirasçılarının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 26.9.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy