(3402 S. K. m. 15, 17)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalılar Fatma ve İlyas vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 559, 560 parsel sayılı 20595.58, 28015.37 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 559 parsel tapu kaydı ile pay satınalma, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Fatma, 560 parsel İmar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı İlyas adlarına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Ümmühan taşınmazların babaları Ahmet adına tapuda kayıtlı olup taksimde kendisine isabet ettiği iddiasıyla dava açmıştır. Yargılama sırasında ise taksimde kendisine verilen derinkuyu mevkiindeki taşınmazın satılarak mirasçıların paylarını aldıklarını bu nedenle taksimin bozulduğunu ve taşınmazların muris Ahmet mirasçıları adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 559 parselle 560 sayılı parselin krokide ( A ) harfiyle gösterilen 2116.42 metrekarelik bölümün muris Ahmet mirasçıları, kalan bölümün davalı İlyas adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Fatma ve İlyas vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 560 nolu parselin krokisinde ( A ) ile işaretli kısmın miras bırakan Ahmet adına kayıtlı Mayıs 1953 tarih 61 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kalıp kalan bölümünün kapsam dışı kaldığının uygulamayla saptanmasına, Ahmet terekesinin taksim edildiğinin uyuşmazlık konusu olmamasına, taşınmazın Fatma eşi İlyas tarafından müstakilen imar ihya edilmek suretiyle tarla haline getirildiğinin ve tespit gününe kadar 20 yılı aşkın süreyle zilyetliğinde olduğunun bilirkişi ve tanıklarca haber verilmesi yanında bu yönünün toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle saptanmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı İlyas'ın ve de eşi Fatma'nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle 560 nolu parselle ilgili usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA,aşağıda dökümü yazılı 7.880.000.-TL. peşin harcın onama harcına mahsubuna,
2-Davalıların 559 nolu parselle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı 1961 yılında ölen Ahmet adına kayıtlı Mayıs 1953 tarih 61 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı keşfen saptandığı gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir.Ahmet'in ölümü üzerine terekesinin taksim edildiği de uyuşmazlık konusu değildir. Davacı dava dilekçesinde ve aşamalarda taşınmazın taksimen kendisine isabet ettiğini, derinkuyu mevkiinde kain ve yine kendisine taksimen isabet eden yerin satılması ve paydaşların paylarını alması sonucu taksimin bozulduğunu ileri sürerek taşınmazın tüm mirasçılar adına tescilini istemiştir. İddia ve savunmaya nazaran uyuşmazlık, taksimin bozulup bozulmadığı yönünde toplanmaktadır.
Mahkemece derinkuyu mevkiindeki taşınmazın kadastro sırasında aldığı parsel numarası taraflardan sorulup tutanağı getirtilmemiştir. Bir kısım tanıklar derinkuyu mevkiindeki taşınmazın satıldığını ve herkesin payını aldığını söylemiş ise de davacının bu satışa neden rıza gösterdiği ve satış sırasındaki tutumunun ne olduğu,satış bedeli ve satışın kime yapıldığı da sorulup açıklığa kavuşturulmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez, o halde, öncelikle taraflardan alınacak malumat üzerine derinkuyu mevkiindeki taşınmazın parsel numaraları saptanıp tutanağı ve ona göre oluşan tapu kaydı getirtilmeli, yine Ahmet mirasçıları adına tespit edilen tüm taşınmazlarla ilgili tutanaklar istenilmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen tanıklarla tüm tespit bilirkişileri huzurunda gerek dava konusu taşınmazın ve gerekse derinkuyu mevkiindeki taşınmazın başında yerinde yeniden keşif yapılarak bilirkişi ve tanıklardan derinkuyu mevkiindeki taşınmazın kimlere hangi tarihte satıldığı, satış nedeni ve bedeli, satış bedelinden kimlere pay verildiği, davacının bu satışa muvafakat edip etmediği başka bir anlatımla çekişme yaratıp yaratmadığı olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tanık ve bilirkişi sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, satışın tapu nezdinde yapılmış olması halinde bununla ilgili evraklar ve özellikle akit tablosu örneği celbedilerek incelenmeli, tüm mirasçıların yada temsilcilerinin taşınmazın satış bedelinden pay almaları durumunda yapılan taksimin geçersiz hale gelip gelmeyeceğinin karar yerinde tartışılması yapılmalı, gerektiğinde satın alan kişi yada kişilerin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurularak satış bedelini kime yada kimlere ödediği açıkça sorulmalı, fen bilirkişisine raporlu kroki düzenlettirilmeli ondan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönlerin gözetilmemiş olması doğru olmadığı gibi, kabule göre de taşınmazın dosyaya ibraz olunan veraset belgesi esas alınarak ve payları da gösterilerek Ahmet mirasçıları adına tesciline karar vermek gerekirken, bu yönün gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile 559 nolu parsele hasren hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 26.9.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy