(3402 S. K. m. 36) (1086 S. K. m. 415)
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın reddine ilişkin Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 24.12.2002 gün ve 121/132 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 18.11.2003 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden taraftan kimse gelmedi, karşı taraftan davalı Hazine vekili Av. A. D. 'nin hazır oldukları anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tespit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar
Davacı Mehmet tapu kaydı ile kadastro öncesi nedene dayanarak genel kadastro sonrası (hükmen) Hazine adına oluşan 1/2 pay tapu kaydının iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı Mehmet tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesi gereğince keşif giderlerinin mahkeme veznesine verilen süre içinde depo edilmemesi nedeniyle davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir.
Bir davada yargılama giderlerinin ödenmemesi ya da verilen önele karşı keşfe gidilmemesi durumunda yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğu 3402 sayılı Kadastro Yasasının 36. ve HYUY. 'nın 163. maddelerinde belirtilmiştir. HYUY.'nın 163. maddesinde biri yasal diğeri hakim tarafından tanınan iki türlü önelin varlığı kabul edilmiş olup bu önellere uyulmaması durumunda doğacak hukuki sonuçlar açıklanmıştır. Keşif yapılması amacıyla mahkemece HYUY.'nın 163. maddesi uyarınca ilgili tarafa keşfe ilişkin olarak verilen ara kararda ve davacı adına çıkarılan meşruhatlı davetiyede yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğunun tam bir açıklıkla ve eksiksiz olarak belirtilmesi, tanınan önelin işin yapılması için yeterli ve elverişli olması (keşif giderlerinin hakim ve mahkeme personelinin yol tazminatını, taşıt giderlerini, tanık ve bilirkişi ücretlerini, bilirkişi ve tanıklara gönderilen davetiye giderlerini, işin durum ve içeriğine göre uzman bilirkişi ücretlerini karşılayacak biçimde) ayrıntılı olarak saptanması, ücretin yatırılmasından itibaren tebligat işlemlerinin yapılması için uygun süre tanınması ve kesin önel gereğinin yerine getirilmemesi durumunda doğuracağı hukuksal sonuçların açıklanması gerekir. Somut olayda 19.11.2002 günlü oturumda keşif için verilen ara karan usule uygun açık ve yeterli bulunmamaktadır. Ara kararında taraflara keşif gün ve saatinin mübaşir vasıtasıyla tebliğinin usule uygun olmadığı ve keşfe gidilmemesi durumunda doğuracağı sonuçların açıkça gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yasaya uygun olarak verilmiş bağlayıcı bir kesin önelin varlığından söz etme olanağı yoktur. Kaldı ki, yapılacak keşif yazılı nedenlerine göre tamamlayıcı nitelikte bir keşiftir. Tamamlayıcı keşif re'sen yapılması gereken işlemlerdendir. 3402 sayılı Kadastro Yasasının 36. ve usulün 415. maddelerinde bu gibi hallerde yapılacak giderlerin ilerde haksız çıkacak taraftan alınmak üzere konulacak ödenekten yani kovuşturma giderlerinden karşılanması öngörülmüştür. Hal böyle olunca keşif İcra edilerek toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece bu yönlerin göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetli olmadığı gibi;
Kabule göre de, taşınmazın kayıt kapsamında kalan yarı payının davacı adına tesciline karar verilmemiş olması da doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 18.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy