(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacılar Yener'e velayeten Şaban ve Mehmet vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı-karşı davalı vekili, müvekkiline ait İsmail Kuzgun'un sevk ve idaresindeki 16 K 1242 plakalı araca davalılardan Mehmet'e ait Yener'in sevk ve idaresindeki 34 LOU 60 plakalı araçla çarparak trafik kazasına neden olduğunu iddia ederek 6.671.796.787 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, birleştirilen davada davacılar Mehmet ile Yener Uslu'ya velayeten Şaban Uslu tarafından açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı-(birleştirilen davanın davacıları) vekili, davacı Ali tarafından açılan davanın kusur ve hasar yönünden reddini, birleştirilen davada ise müvekkillerinin aracında meydana gelen 6.425.950.000 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar Ali ile İsmail'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı İsmail duruşmaya katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliler, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davacının davasının kısmen kabulü ile 6.350.000.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar Yener ile Mehmet'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu dosya ile birleştirilen 2003/359 Esas sayılı davada davacının davasını kanıtlanamadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacılar Yener'e velayeten Şaban ile Mehmet vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı-karşı davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davacı-karşı davalı Ali vekilinin 26.1.2004 tarihli bilirkişi raporuna 11.2.2004 tarihli oturumda bir diyeceği olmadığını beyan etmiş, davalı-karşı davacılar vekilinin itirazı üzerine alınan 26.4.2004 tarihli 2. rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur. Anılan 26.1.2004 tarihli rapora davacı-karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmediğinden davalı-karşı davacılar yararına kazanılmış hak oluşturur. Yerel mahkemece açıklanan hususlar gözetilmeden 26.4.2004 tarihli ikinci raporun hükme esas alınması usul ve yasaya aykırıdır.
3- Davacı tarafa sigorta tarafından ödeme yapıldığı iddia edildiğine göre bu konuda araştırma yapılmadan hüküm kurulması da doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacılar vekilinin temyiz itirazının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 14.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy