(1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar tarafından süresi içinde duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de, dava konusu taşınmazın Yargıtay duruşması için gerekli tebligat masrafları ödenmediğinden duruşma isteminin masraf yönünden reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar tapu kaydına ve kadastro öncesi sebebe dayanarak genel kadastro sonucu davalı adına oluşan tapu kaydının iptal ve tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece davacılar T., M., Ş. Tan ve Ö. Özdüven yönünden davanın açılmamış sayılmasına davacı Nevzat Kaya Yıldırım yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacılar M., Ş. ve T. Tan ile Ö. Özdüven'in 7.11.1996 tarihli oturuma mazeretsiz olarak katılmadıkları nedeniyle usulün 409. maddesi uyarınca davalarının yenilemeye değin işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve yasada ön görülen süreler içerisinde de davalarını yenilememişlerdir. Hal böyle olunca adı geçenler yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA,
2- Davacı N. K. Yıldırım'ın temyizine gelince: Davacı tapu kaydına dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davacı dayanılan tapu kaydının malikleri arasında bulunmamaktadır. Ayrıca ne dava dilekçesinde ve nede aşamalarda tapu maliklerinin herhangi birinin payının satın aldığını ya da kendisine bağışlandığını da ileri sürmemiştir. Tapu kaydına dayanarak dava açan bir kimsenin o kaydın maliki ya da maliklerinin birinin mirasçısı olması, olmadığı takdirde tapu dışı satın almaya ya da kendisine bağışlandığı hukuksal nedenine dayanarak dava açabilir. Somut olayda bu olgulardan hiç birisi mevcut değildir. Hal böyle olunca davacının aktif dava ehliyetinin varlığından söz edilemez. Dava hakkı ve ehliyeti davanın görülebilme koşullarından olup mahkemece yargılamanın tüm aşamalarında re'sen nazara alınması gerekir.
Sonuç: Bu durumda davacının davasının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere esastan reddi yoluna gidilmiş olması doğru değil ise de davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle yukarıda yazılı gerekçelere binaen neticesi itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA aşağıda dökümü yazılı 3.50.YTL kalan onama harcın temyiz edenden alınmasına 12.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy