(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Ejder Nadirli vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 46 DA 511 plakalı aracı ile seyir halinde iken, davalının idaresinde bulunan 46 DU 323 plakalı aracı ile kusurlu davranışı sonucu trafik kazası meydana geldiğini, araçta 2.470.000.000 TL'lık hasar tespit edildiğini, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı ve aracın işten kalması nedeniyle uğranılan zarar ile birlikte toplam 3.000.000.000 TL'nın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi vermiş, esasa ilişkin beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine, davalı Ejder Nadirli yönünden isteğin 731.859.625 TL'nın kabulü ile kaza tarihi olan 12.8.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Ejder Nadirli vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. HUMK. nun 275 ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde uzman bilirkişinin oy ve görüşü alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Somut olayda, trafik kazası tutanağında davalı Ejder %70, davacı Mehmet %30, keşif sonucu trafik polisi Yusuf Gökkaya'dan alınan 28.4.2003 tarihli raporda davalının kusursuz, davacının %30, itiraz üzerine bilirkişi Mehmet İzmir'den alınan 9.2.2004 tarihli raporda ise davalının 1/8, davacının 2/8 oranlarında kusurlu bulundukları belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporlarına itibar etmeyerek, olayın çözümünün teknik bilgiyi gerektirdiği halde, mahkeme hakimi bilirkişi yerine geçerek davalının %50, davacının %30 oranında kusurlu olduğunu kabul ederek hüküm kurmuştur. Verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Kusur oranları yönünden bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmaktadır. Bu durumda raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumundan veya İTÜ Karayolları Trafik Kürsüsünden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre, bilirkişi raporu ile belirlenen hasar miktarından kusur oranına göre indirim yapıldıktan sonra sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubu gerekirken, sigorta şirketince yapılan ödemenin toplam zarar miktarı üzerinden mahsup edilmesi isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle (1) ve (2) nolu bentlerde davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 09.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy