(2577 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü vekili, davalı Ali vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Ali'nin idaresinde bulunan ... Y 6101 plakalı aracı ile şerid ihlali yaparak müvekkiline ait ... SS 966 plakalı aracına çarptığını kazanın meydana gelmesinde davalı Ali ve yolun kontrol bakımını ve işaretlemelerini yapmayan davalı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kusurlu olduğunu araçta meydana gelen 3.445.689.000.TL hasar bedelinden 750.000.000.TL'nin davalı Ali'nin sigorta şirketinden tahsil edildiğini kalan 2.695.689.000.TL alacağını kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı idare vekili, idareye yüklenen kusuru ve talep edilen tazminat miktarının kabul etmediklerini davanın reddini savunmuştur.
Davalı Ali vekili olayda davacının kusurlu olduğunu hasar miktarını kabul etmediğini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda; iddia, savunma, toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile davacının kusurunun indirilmesi ile aracında meydana gelen 2.153.556.625.TL zarardan sigortadan tahsil edilen kısmın mahsubu ile kalan 1.403.556.625. TL'nin davalılardan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü 861.422.250.TL'lik kısımdan müteselsilen sorumlu olmak üzere, diğer davalı Ali ise 1.292.133.375.TL'lik kısımdan müteselsilen sorumlu olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş, hüküm davalı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü vekili, davalı Ali vekili ve davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili temyize cevap dilekçesi ile hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de söz konusu dilekçenin temyize cevap süresinden 10 günlük geçtikten sonra verildiği anlaşıldığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı Ali vekili de temyize cevap dilekçesi ile hükme ilişkin itirazlarını bildirmiş ise de söz konusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi harcında yatırılmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
3-Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü hakkındaki dava hizmet kusuru nedenine dayanmaktadır. Bu tür davalar 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanunun 2. maddesi gereği idari yargı yerinde açılmalıdır. Yargı yolu konusu kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında re'sen göz önünde bulundurulması gerekir. Hal böyle iken davanın esasına girilerek davalı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü hakkında hüküm tesisi doğru değildir. Dava dilekçesinin davalı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü yönünden açıklanan nedenlerle reddi gerekirdi.
4-Kabule göre de; davalı tarafın sorumlu sayılabileceği tazminat miktarından sigorta tarafından yapılan 750.000.000.TL ödeme indirildikten sonra belirlenecek miktar üzerinden hüküm kurulması gerekir iken mahkemece hesap işleminde yanılgıya düşülerek davalı taraf aleyhine fazla tazminata hükmedilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )ve ( 2 )nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı Ali vekilinin temyiz istemlerinin reddine, 3 ve 4 nolu bentlerde yazılı nedenlerle davalı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 21.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy