(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davacı Ahmet G. tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 140 ada 58,59 parsel sayılı 25.475, 20.725 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ayrı ayrı irsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar Nazlı S. ve arkadaşları ile Ayşe Y. ve müşterekleri adlarına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Ahmet G. satın almaya dayanarak dava açmıştır. Mehmet ve Hacı S. 58 sayılı parsel yönünden irsen intikale ve pay satın alma iddiasıyla davaya katılmışlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dava konusu 58 sayılı parselin 16.046.86 metrekarelik (D), 59 sayılı parselin 8139.24 metrekarelik (B) bölümlerinin davacı Ahmet G., 5.004.80 metrekarelik 58/E bölümümün payları oranında katılanlar ile tesbit malikleri adına, 58/F, 59/a ve C bölümlerinin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Ahmet G. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında irsen intikal, taksim ve zilyetliğe dayalı olarak 58 nolu parsel Nazlı S. ve arkadaşları, 59 nolu parsel ise Ayşe Y. ve müşterekleri adına tesbit edilmiş, Ahmet G. satın alma ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Davacının dayandığı satıcısı Mehmet K. olan 22.2.1984 günlü satış senedinin keşif yerinde uygulaması yapılmış taşınmazlara aidiyeti belirlenmiştir. Dava her iki parselin tümüne yönelik bulunmaktadır. Taşınmazların öncesinin tapusuz olduğu uyuşmazlık konusu değildir.Bilgisine başvurulan ve aynı zamanda tesbit bilirkişisi olan Halil A. ile katılanlar Mehmet ve Hacı S. tanıkları, 58 nolu parselin D, 59 nolu parselin ise B harfiyle gösterilen bölümlerinin Mehmet K., 58 nolu parselin E-F ile gösterilen bölümlerinin Arif S., 59 nolu parselin A ve C ile gösterilen bölümlerinin ise İzzet Y. yerleri olduğunu söylemişlerdir. Mehmet K. ile Arif ve İzzet arasında irsi ilişki olup olmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır.
Taşınmazların öncesi tapusuz olduğuna göre Mehmet K. ile Arif ve İzzet arasında mirasçılık ilişkisinin olmaması durumunda gerek Mehmet K. ve gerekse davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı hükümlerinin işleyeceği kuşkusuzdur. Ne var ki dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklardan Mehmet K.nın 58 nolu parselin E ve F, 59 nolu parselin ise A ve C ile gösterilen bölümlerinde zilyet olup olmadığı, zilyet ise zilyetliğinin başlangıç tarihi ve süresi sorulup saptanmamıştır. Ayrıca davacının açık bir feragat beyanı olmamasına karşın gösterdiği tanıklar dinlenilmemiş, senet tanıklarının bilgilerine de başvurulmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, tüm tesbit bilirkişileri ile davacı tarafından gösterilen tanıklar ve senet mümzileri ve de önceki keşifte dinlenen tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak, bilirkişi ve tanıklardan 58 ve 59 nolu parsellerin öncesinin bir bütün olup olmadığı, bir bütün olması halinde kimlere ait olduğu, Mehmet K. Arif S. ve İzzet Y.nın müşterek yerleri olup olmadığı, müşterek yerleri olması halinde adı geçenlerin kendi aralarında taksim yapıp yapmadıkları, yapmış iseler hangi tarihte yaptıkları, taşınmazların tümünde Mehmet K.nın zilyet olup olmadığı, zilyet ise zilyetliğinin başlangıç tarihi ve süresi, Mehmet ile Arif ve izzet arasında mirasçılık ilişkisi olup olmadığı, olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, gerektiğinde yukarda açıklanan hususlarla ilgili olarak komşu parsel maliklerinin yada zilyetlerinin tanık sıfatı ile bilgilerine başvurulmalı, taşınmazın tümünde Mehmet K.nın zilyet olması halinde zilyetlik süresinin satın alan davacının zilyetliğine ekleneceği ve ona göre 20 yıllık zilyetlik süresinin hesaplanması gerekeceği göz önünde bulundurulmalı, fen bilirkişisine önceden olduğu gibi raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacı Ahmet G.'ün temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 17.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy