(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Zeynep B. tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 119 ada 3 ve 19 parsel sayılı sırasıyla 4305.18, 915.79 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 119 ada 3 parsel irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 payları oranında Mustafa ve Şevket B. adlarına, 119 ada 19 parselde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Mustafa B. adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Zeynep B. haricen satın alma, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 119 ada 3 parsel hakkında dava açmıştır. Mahkemece davacının 119 ada 3 parsel hakkında açtığı davanın reddine, tesbit gibi davalılar Mustafa ve Şevket B. adlarına tapuya tesciline, davacının dava konusu ettiği yerin 119 ada 19 parsel olduğu anlaşıldığından bu parsele ilişkin dava açtığının kabulü ile davalı Mustafa B. adına olan tesbitin iptali ile davacı Zeynep B. adına tapuya tesciline, fen bilirkişinin 30.6.2003 tarihli krokisinde a,b, c harfleri ile gösterilen kısımlar Fındıklı köyü kadastro alanında kalıp bu köye ait tesbitin kesinleştiği anlaşıldığından bu kısımlarla ilgili parsel maliklerine karşı İnegöl Asliye Hukuk Mahkemesinde davacının dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş, hüküm davacı Zeynep B. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı senedin dava ettiği 3 nolu parsele uymayıp 19 nolu parsele uyduğu gerekçesi ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında 3 nolu parsel irsen intikale, taksime ve zilyetliğe dayalı olarak eşit paylarla Şevki ve Mustafa B. adlarına tespit edilmiş, davacı Zeynep irsen intikale, satın alma ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Dava dilekçesindeki açıklamalara ve ileri sürülüşe göre davacının 19 nolu parsele yönelik bir davası bulunmamaktadır. Fen bilirkişisi raporunda senedin 19 nolu parsele uyduğu yolundaki görüş üzerine 19 nolu parselin esası hakkında da hüküm tesis edilmiştir. Ancak, davacı ne dava dilekçesinde, ne aşamada sözlü ya da yazılı 19 nolu parseli dava ettiğini bildirmemiştir.
Dava konusu edilmeyen bir yer hakkında kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Ayrıca keşif sırasında davacıdan dayandığı senede konu olan yeri göstermesi istenmediği gibi, yerel bilirkişinin senedin uygulaması ile ilgili sözleri de soyut içerikli ve uyuşmazlığın çözümüne elverişli bulunmamaktadır. Senette yazılı Halil G. yeri ile ilgili olarak ne yerel bilirkişinin ve ne de davacı tanıklarının bir açıklamaları olmamıştır. Senette adı geçen Ş. Ali yeri de kesin olarak belirlenmiş değildir. İdris yerinin 39 nolu parsele konu olan yer olduğu getirtilen tutanak örneğinin incelenmesinden anlaşılmaktadır. Ne var ki, 36 nolu parsel de İdris oğlu Aziz K. adına tespit edilmiş olmasına karşın senette sözü edilen İdris yerinden kastedilen taşınmazın 36 mı yoksa 39 nolu parsel mi olduğu açıklığa kavuşturulmamış, 3 nolu parselin de kimden kaldığı, kim ya da kimlerin tarafından zilyet edildiği üzerinde de yeteri kadar durulmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, 3 nolu parsele güneyden komşu 2, 4, 5 nolu parsellerin kadastro tutanak örnekleri ve dayanakları kayıtlar getirtilmeli, taraflardan taşınmazı ve öncesini iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra tüm tespit bilirkişileri ile taraflarca gösterilecek tanıklar ve önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ile davacı tanıkları eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak keşif yerinde öncelikle davacıdan dava konusu ettiği yeri zeminde gezip göstermesi istenmeli ve yine davacıdan senede konu ettiği yerin neresi olduğu sorulup açıklığa kavuşturulmalı, bu yön fen bilirkişi tarafından da pafta uygulaması yaptırılarak doğrulanmalı, ondan sonra yaşlı ve yansız yerel bilirkişi aracılığıyla davacının dayandığı 11.11.1965 tarihli satış senedi gereği gibi yerine uygulanmalı, senette yazılı Ş. Ali, İdris ve Halil G. yerleri bilirkişiye arazi üzerinde göstertilmeli ve gösterilecek yerler krokisine işlettirilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulmalı, taşınmazın öncesi tapusuz olduğuna nazaran davalı 3 nolu parselin satış senedince satıcı olarak gösterilen Habibe S.'den gelen bir yer olup olmadığı, taşınmazda Habibe'nin ve satışıyla Halil'in ve Halil'in ölümüyle de kızı Zeynep'in zilyet edip etmedikleri, zilyet olmaları halinde zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, tapusuz taşınmazlarda satış olgusunun yazıl şekle bağlı olmayıp, zilyetliğin devri koşuluyla her türlü delille kanıtlanabileceği göz önünde bulundurulmalı, yukarıda yazılı hususlarla ilgili olarak gerektiğinde komşu parsellerin malikleri ya da zilyetlerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, dava konusu edilmeyen bir taşınmazın esası hakkında karar verilemeyeceği ilkesi nazara alınmalı, fen bilirkişine yapılan keşif ve uygulamayı ve senette yazılı sınır yerlerini gösterir raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacı Zeynep B.'un temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 08.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy