(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında görülen tespite itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ait Bulancak Kadastro Mahkemesinden verilen 19.10.2001 tarih ve 47/151 s. hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay'ca tetkiki davacıları vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 28.1.2003 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davacılar H.Avni Şahin ve müşterekleri vekili Av. Hayri Yüksel geldi, karşı taraftan kimse gelmedi duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tespit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 101 ada 1, 2, 3, 7, 102 ada 1, 2, 4, 11 parsel s. taşınmazlar tapu kaydı, irsen intikal, satınalma, taksim sebebiyle 101 ada 4, 5, 6, 102 ada 3, 5, 6, 7, 8 parsel s. taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği sebebiyle ayrı ayrı davalılar Mikail Şahin vs adlarına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içerisinde davacılar Hüseyin Avni Şahin ve arkadaşları irsen intikal, tapu kaydı, kesin hükme, davacılar İsmail Oruç ve arkadaşları tapu kaydı, mahkeme ilamına dayanarak dava açmışlardır. Davaların birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacılar İsmail Oruç ve arkadaşlarının davalarının kısmen kabulüne dava konusu 101 ada 4, 5, 102 ada 2, 3, 5 s. taşınmazların tespitlerinin iptaline, 101 ada 4, 102 ada 5 s. parsellerin payları oranında davalı Ahmet Toprak davacı İsmail Oruç ve arkadaşları, 102 ada 3 s. parselin davalı Kerim Şahin davacılar İsmail Oruç ve arkadaşları, 101 ada 5 s. parselin davalı Mikail Şahin davacı İsmail oruç ve arkadaşları, 102 ada 2 s. parselin davalılar Ahmet Toprak ve müşterekleri ile davacılar İsmail Oruç ve arkadaşları adlarına, davacılar Hüseyin Avni Şahin ve arkadaşlarının davalarının reddine sair parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş, hüküm davacılar Hüseyin Avni Şahin ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Şubat 1288 yoklama gün 132 no.lu kayıttan intikal gören K.evvel 1309 gün 13 ve 14 no.lu kayıtların mükerrer kayıtlar olduğu ve ayrıca taraflar arasında kesin hükümde bulunmadığı düşüncesiyle yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespiti üzerine davacılar tapu kaydına, irsen intikale ve mahkeme ilamına dayanarak dava açmışlardır. Şubat 1288 yoklama gün 132 no.lu tapu kaydı ve intikallerinin taşınmazlara uygunluğu uyuşmazlık konusu olmadığı bu yön mahkemenin de kabulündedir. Kayıt tarla için oluşturulmuş nısıf payla ilgili olup miktarı 2 dönüm ve sınırları dere, kırbaş, çalık, ehraç(ohraç) Mehmet olarak yazılı bulunmaktadır. Kaydın ilk gittisi Mart 303 yoklama gün 778 ve 779 no.lu kayıtlardır. Genel Müdürlükten gelen kayıtlarda da mükerrer kabul edilen k.evvel 309 gün 13, 14 no.lu tapu kayıtların geldisi Şubat 1288 yokla gün 132 no.lu kayıt gözükmektedir. Şubat 1288 yoklama gün 132 no.lu kaydın miktarı 2 dönüm ve cinsi tarla olarak gösterilmesine karşın k.evvel 1309 gün 13 ve 14 no.lu kayıtların miktarı 10 dönüm, 13 no.lu kaydın cinsi fındık bahçesinin mülk eşcarının nısfı, 14 no.lu kaydın cinsi ise fındık bahçesi yeri nısfı olarak yazılıdır. Mahkemece kayıtların miktarları arasındaki değişikliğin nereden kaynaklandığı üzerinde durulmadığı gibi k.evvel 1309 gün 13 ve 14 no.lu kayıtların gerçekten mükerrer kayıtlar olup olmadığı konusunda da uzman bilirkişiden görüş alınmamıştır. Taraflar arasında daha önce görülüp sonuçlanan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/534, ve 1985/209 s. dava dosyalarında k.evvel 1309 gün 13 ve 14 no.lu tapu kayıtlarının mükerrer kayıtlar olduğundan söz edilmemiş uyuşmazlık söz konusu kayda dayanılarak sonuçlandırılmıştır. Mahkemece karar yerinde bu yönün tartışılıp değerlendirilmesi de yapılmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, dosyaya getirtilen kayıt örnekleri eklenerek şubat 1288 yoklama gün 132 no.lu tapu kaydı intikalleri, iktisap sebepleri paydaş ve pay oranlarını gösterir şekilde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından ve Yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kaydın nısıf tarla için mi yoksa nısıf pay için mi oluşturulduğu keza genel müdürlükten sorulmalı, kaydın taşınmazlara uygunluğu uyuşmazlık konusu olmadığına göre ikisi tasarruf kontrol memuru bir diğeri tapu fen memurundan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulundan Şubat 1288 yoklama gün 132 no.lu tapu kaydı ve intikali kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak paydaş ve pay oranlarını k.evvel 1309 gün 13, 14 no.lu kayıtların mükerrer kayıtlar olup olmadığı konularında geniş kapsamlı gerekçeli rapor alınmalı, yine genel müdürlükten şubat 1288 yoklama gün 280 no.lu tapu kaydı ile şubat 1288 yoklama gün 132 no.lu kaydın aynı yada farklı kökten gelen kayıtlar mı olduğu hususu sorulmalı, taraflardan taşınmazları ve yöreyi iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, yukarıda sözü edilen kayıtlar düzenli bir şekilde getirtildikten ve de uzman bilirkişi heyetinden rapor alındıktan sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ile tespit bilirkişileri ve taraflarca gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak bilirkişi ve tanıklardan tapu kaydına konu olan yerler için kayıt malikleri yada mirasçıları arasında tapu dışı taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa hangi tarihte yapıldığı her bir parselin taksimde kime isabet ettiği, kimi yada kimlerin ne zamandan beri bağımsız olarak zilyet ettikleri, olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, k.evvel 1309 gün 13 ve 14 no.lu kayıtların mükerrer kayıtlar olarak kabul edilmesine karşı hangi sebeple tespit malikleri Mikail, Şevki ve Kerim Şahin'e pay verildiğinin karar yerinde inandırıcı açıklaması yapılmalı, yukarda esas numaraları bildirilen Asliye mahkemesine ilişkin kesinleşen kararların krokileri yerine uygulanarak taşınmazlarla ilgili olup olmadığı ve dolayısıyla kesin hükmün bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanıp delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, gerektiğinde taşınmazlara komşu olan taşınmazların malik yada zilyetlerinin yukarıda açıklanan konularla ilgili tanık sıfatı ile bilgilerine başvurulmalı, şubat 1288 yoklama gün 112 no.lu kaydın miktarının 2 dönüm olmasına ve tarla için oluşturulmasına karşın gittisi gözüken K. Evvel 1309 gün 13 ve 14 no.lu kayıtlarda miktarın 10 dönüm olarak, nitelikleri olarak fındık bahçesi ve yeri olarak yazılması nedenleri üzerinde durulup bunun haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı araştırılmalı, fen bilirkişisine önceden olduğu gibi geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönlerin gözetilmemiş olması doğru olmadığı gibi;
Kabule göre de dava konusu taşınmazlardan 102 ada 2 no.lu parselin tamamı 45360 pay kabul edilmesine karşın 44910 payın hak sahipleri adına tesciline karar verilip kalan 450 payın kim ya da kimler adına tesciline karar verildiğinin hüküm yerinde gösterilmeyerek infazda duraksama yaratılmış olması da doğru değildir.
Sonuç: Davacılar Hüseyin Avni Şahin ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerden ötürü BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için takdir edilen 375.000.000 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekili ile temsil edilen davacılara verilmesine, peşin alınan harcın istem halinde temyiz edene geri verilmesine 06.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy