(2004 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davası üzerine yapılan yargılama sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Nevzat Usta'ya ait olup, davalı Zekeriya Usta'nın sevk ve idaresindeki 06 M 2082 plakalı araç ile 26.9.2002 tarihinde müvekkili şirkete ait olan telefon saha dolabına çarparak hasar verdiğini iddia ederek 770.671.607 TL'nin olay tarihinden itibaren reeskont (kısa vadeli avans faizi) ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Nevzat Usta kaza yapan aracın maliki olduğunu olayı kabul ettiğini ancak zararın sigorta şirketince karşılanması gerektiğini savunmuştur.
Davalı Zekeriya Usta kazayı kendisinin yapıp kusuru kabul ettiğini, hasarın sigorta şirketince karşılanması gerektiğinin savunmuştur.
Davalı Ak Sigorta A.Ş vekili sorumluluklarının poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu sorumluluklarının haksız fiilden kaynaklanmasından dolayı reeskont faizi istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller sonucunda davanın kabulü ile 770.671.607 TL hasar bedelinin davalılar Nevzat Usta ve Zekeriya Usta'dan olay tarihinden itibaren davalı Ak Sigorta Şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının temyizi faiz oranına ilişkindir. İİK.nun 3. maddesinde ticari iş, İİK.da düzenlenen hususlarla bir ticarethane veya fabrika yahut ticari şekilde işletilen diğer bir müesseseyi kısaca bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün muamele fiil ve işler olarak tamamlanmıştır. Davalı tarafa ait aracın ticari bir araç olması nedeniyle davacının ticari işletmesine verilen zarar nedeniyle davacı 3095 sayılı yasanın 2. maddesi uyarınca ticari (avans) faiz isteyebilir. Davacı dava dilekçesinde uğradığı zararın avans faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğine göre avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 20.4.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy