(3402 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ait verilen hüküm davacı Vakıflar İdaresi tarafından süresi içerisinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Vakıflar İdaresi 1212 ve 2011 parsel s. taşınmazlar üzerinde 2981 s. kanun gereğince kadastro çalışması yapıldığını ve bu uygulama sırasında 6797,62 metrekare yerlerin özel mülkiyet sahiplerine dağıtımıyla vakıf yararına ipotek tesis edildiğini, ilgili vakıfların büyük zararlarının olduğunu ileri sürerek; söz konusu ipoteklerin iptali ve vakıf taşınmazların tapudaki yüzölçümleri kadar tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Vakıflar İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parsellerin 3402 S. Kadastro Kanununun 11. maddesinde öngörülen 30 günlük askı ilanının 11.6.2001 ila 11.7.2001 tarihleri arasında yapıldığı, dava dilekçesinin ilanın son günü olan 11.7.2001 gününde havale ettirilerek harcının da aynı tarih yatırıldığı, dosya içeriğinden, askı ilanının bitiminden sonra çekişmeli parsellerin de bulunduğu yerdeki taşınmazlarla ilgili olarak dava açılmadığı yönünde Kadastro Müdürlüğüne yazı yazıldığı, 11.7.2001 havale ve harç günlü dava dilekçesinin ilanın bitiminden 7 tarih sonra mahkemeye getirildiği, bu sebeple tutanakların kesinleştirildiği ve tescilleri de yapılmak suretiyle Tapu Sicil Müdürlüğüne devredildiği ise mahkeme görevlilerince düzenlenen 18.7.2001 günlü tutanak ile Kadastro Müdürlüğünün cevabi yazılarından anlaşılmıştır. Sair bir deyişle askı ilan süresi içinde havalesi yapılan ve harcıda alınan ancak alıkonulmayarak ilgilisinde bırakılan dava dilekçesi 7 tarih sonra mahkemeye teslim edilmiş olup, bu arada tutanaklar kesinleştirilerek tapuya tescilleri de yapılmıştır.
Ne var ki, yukarda özetlendiği biçimde havalesi yapılarak harcı alınan ancak ilgilisinde kalan dava dilekçesi askı ilanının bitiminden sonra mahkemeye teslim edilmiş ise de (esas defterine teslim gününde kaydedilmiş olsa dahi) dava askı ilan süresi içinde açıldığına ve harcı da yatırıldığına göre dava konusu parsellerin tespit tutanaklarına kesinleşme şerhi verilmesinin ve sicile geçirilmiş olmasının hukuki geçerliliği yoktur. Gerek bu durum ve gerekse husumetin davanın görülebilme koşullarından olduğu da gözetilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken dosya içeriğine ve kanun hükümlerine aykırı olarak yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir.
Sonuç: Davacı Vakıflar İdaresinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerden ötürü BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına 14.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy