(818 S. K. m. 118)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkiline ait ... XX 50 plaka sayılı araca, davalının sevk ve idare ettiği ... XX 369 plaka sayılı traktörle çarparak trafik kazasına neden olduğunu iddia ederek 2.000.000.000.-TL tazminatın, iş bu dava dosyasıyla birleşen Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/846 Esas sayılı dosyası ile ise aynı kazadan dolayı 2.561.690.000.-TL tazminatın davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; kusurun davacı tarafta olduğunu savunarak reddi ile, müvekkili aracında meydana gelen zararın da takas ve mahsubunu talep ederek, davanın sigorta şirketine ihbarını istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu gereğince, davanın kısmen kabulü ile, 1.736.250.000.-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine ihbarı davalı ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Borçlar Kanunu'nun 118. maddesine göre takas, iki kişinin karşılık bir miktar meblağı veya yekdeğerini, mümasil başka malları birbirlerine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise, iki taraftan her biri borcunu alacağı ile takas edebileceği ve taraflardan birinin takas beyanının karşı tarafa ulaşması ile gerçekleşir. Somut olayda dava ve takas def'i trafik kazasından doğduğuna göre, haksız eylemin işlendiği günde iki taraf içinde alacak ve borç muaccel olmuştur. Davalı cevap dilekçesinde, aynı olayda kendi aracında da zarar meydana geldiğini öne sürerek takas def'inde bulunmuştur. Hal böyle olunca, davalının muaccel olan alacağının takasa konu olup olmayacağı hakkında bir karar vermeden hüküm kurulması usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 26.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy