(2004 S. K. m. 337/A, 354)
Dava: Ticareti terk hükmüne aykırılıktan sanıklar Faruk Kurtuluş ve Leyal Kurtuluş'un yapılan yargılamaları sonunda; İİK. nun 337/a maddesi uyarınca 3'er ay hafif hapis cezasıyla hükümlülüklerine dair İstanbul İcra Ceza Mahkemesinden verilen 26.5.2003 gün ve 2316 esas 2423 karar sayılı hükmün süresi içinde, Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 14.4.2004 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Vekille takip edilen davalılarda tebligatın vekile yapılmasının zorunluluğu karşısında, 18.6.2002 günü sanıklar adına savunma dilekçesi sunan ve vekaletnameleri ibraz eden sanıklar vekili yerine, sanıklar adına çıkarılan karar tebligatlarının hukuken geçersiz olması nedeniyle, sanıklar vekilinin ıttıla üzerine yaptığı temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar vekilinin 18.6.2002 tarihli savunma dilekçesi ve temyiz dilekçesiyle borçlu şirketin İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün 2000/22392 esas sayılı icra dosyasıyla yapılan takip sonucunda şirket adresinden tahliye edildikten sonra ticari faaliyetini devam ettirmek için adres arayışına girdiğinin fakat yaşanan ekonomik kriz nedeniyle yeni bir adres bulunamadığının bildirilmesi nedeniyle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Ancak,
Hükümden sonra 30.7.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı Kanunun 103. maddesi uyarınca İİK. nun 354. maddesinin 2.fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle hükümde bulunan sanıkların temyizi üzerine mahkumiyet hükmünün onanmasından sonra ödeme veya vazgeçme halinde cezanın yarısının düşmeyeceği ihtaratının kararda yer almaması gerektiğinin gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 30.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy