(2004 S. K. m. 194)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 25.6.2001 tarihli dilekçesi ile müvekkil şirkete ait 34 TF 6265 plakalı araca davalı Nusret'in sevk ve idaresindeki diğer davalı İsmet'in malik olduğu 34 YM 6153 plakalı araçla arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin aracında 1.881.081.000.TL hasar oluştuğunu bunun 750.000.000 TL'lik kısmını sigortadan tahsil ettiklerini bakiye 1.137.081.000 TL zararın ise karşılanmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 1.137.081.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve 14.10.2003 tarihli dilekçesiyle de müvekkili hakkında iflas kararı verildiğinden davanın ikinci alacaklılar toplantısına kadar ya da iflas kararı kaldırılıncaya kadar durdurulmasını talep etmiştir.
Davalı İsmet Kurban vekili; müvekkilinin kusursuz olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Davalı Nusret Sert'e tebligat yapılamamış hakkındaki dava atiye bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan mevcut delillere göre İİK. nun 194.b madde gereğince ikinci alacaklılar toplantısına kadar davanın durdurulmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yargılama devam ederken davacı şirketin İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesinin 2001/821 E. sayılı dosyasından 11.7.2003 tarihinde iflasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK. nun 194. maddesinde, iflasın açılması kural olarak müflisin taraf olduğu hukuk davalarının duracağı ve ancak alacaklıların ikinci toplantısından on gün sonra devam olunabileceği öngörülmüştür. Bu durumda mahkemece ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraki bir tarihe kadar davanın durmasını sağlayacak şekilde ara kararı vermek ve o tarihten sonra davaya devam edilmek gerekirken, nihai karar şeklinde ve davanın esası kapatılarak karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davacı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 28.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy