(2004 S. K. m. 30, 340, 343)
Dava: Taahhüdü İhlalden cezalandırılmasın istenen sanık Halit'in yapılan yargılaması sonunda; İİK.nun 343 maddesi uyarınca 1 ay hafif hapis cezasıyla hükümlülüğüne dair TEKİRDAĞ İcra Ceza Mahkemesinden verilen 18.12.2003 gün ve 1898 esas 2769 karar sayılı hükmün süresi içinde, Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili ve C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından 21.5.2004 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Hükmün esasını oluşturan kısa kararın 18.2.2004 günü verildiğinin ve gerekçeli kararda karar tarihinin 9.2.2004 günü olarak yanlış gösterildiğinin anlaşılması karşısında, C.Savcısı ile sanık vekilinin temyizinin süresinde olduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
Gerekçeli kararda yanlış gösterilen karar tarihinin mahallinde 18.2.2004 olarak düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
1- Şikayetin, 3.9.2002 günlü icra tutanağında yapılan taahhüdün ihlaline ilişkin olduğu gözetilmeden, istem dışına çıkılarak İİK.nun 343. maddesinde düzenlenen ilam hükmüne muhalefet suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de; icra takibinin dayanağı olan ilamın bir işin yapılmasına ilişkin olduğu, söz konusu işin başkası tarafından da yapılacak işlerden olması nedeniyle alacaklı muvafakat ederse, işin yapılması için gerekli masraf icra müdürü tarafından bilirkişiye takdir edilerek ileride hükme hacet olmaksızın borçlulardan tahsil olunup kendisine verilmek üzere işin ifası, muvafakat etmezse ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kafi miktarda malının haczedilip paraya çevrilerek işin yaptırılacağı hususu dikkate alınarak ve ayrıca ilamda masrafların davalılara aidiyetinin hüküm altına alındığı da gözetilerek sanığın eyleminin İİK.nun 30. maddesinin 1. ve 2. fıkraları içinde değerlendirilmesi ve uygulamanın buna göre yapılması gerekirken, yazılı şekilde İİK.nun 343. maddesi ile mahkumiyetine hükmolunması,
3- Hükümden önce 30.7.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı Kanunun 99. maddesi ile İİK.nun 352. maddesine eklenen fıkra uyarınca, dava ve cezanın İİK.nun 354. maddesinde yazılı sebeplerle düşeceğinin kararda belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık vekili ve C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA 17.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy