(2918 S. K. m. 85) (818 S. K. m. 101)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete ilişkin Umur Cengiz'in sevk ve idaresindeki 34 ..... 32 plakalı araçla yol kenarındaki madeni bariyerlere çarparak trafik kazasına neden olduğunu iddia ederek 1.969.949.223.TL tazminatın kaza gününden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili, davacıya 19.10.2001 gününde 1.200.000.000.TL 17.10.2001 gününde de 769.949.223.TL ödeme yapıldığını dava konusuz kaldığından reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, bozmadan sonra yapılan yargılamada davacı zararının fazlasıyla sigorta şirketince ödendiğinden davanın reddini savunmuştur.
Bozma üzerine yapılan yargılama sonunda davalı sigorta şirketi yönünden dava konusuz kaldığından reddine, 1.483.500.000.TL tazminatın kaza gününden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2918 s. Karayolları Trafik Yasanın 85. maddesine göre işleten ve sigortalısı meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Mahkemece hükme esas alınan ve bilirkişi raporunca tespit edilen 1.483.500.000.TL tazminatın davalı sigorta şirketi tarafından 19.10.2001 gününde 1.200.000.000.TL 17.10.2002 gününde 769.949.000.TL olarak asıl borç fazlası ile davacıya ödenmiştir. Bu durumda, yargılama aşamasında asıl borç ödenmekle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken bütün alacağın T. şirketinden tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Haksız fiillerden doğan tazminat ve faiz borcu herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden doğan ve olay gününden itibaren istenebilir hale gelir. Sigorta şirketlerinde ise zararın öğrendiği veya ihbarla temerrüde düştüğü tarihten başlar. Somut olayda dava olay gününden itibaren faiz istemiş olup, sigorta şirketi de tazminatı ödediğine göre tazminata kaza gününden ödeme tarihlerine kadar faiz yürütülmesi gerekirken olay gününden itibaren faize hükmedilmesi isabetli değildir.
Sonuç: Yukarda 1 ve 2 no.lu bendlerde açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istem halinde temyiz edene geri verilmesine 26.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy