(1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı-birleşen davanın davacısı İçişleri Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı-birleşen davanın davalısı vekili müvekkiline ilişkin Oktay'ın sevk ve idaresindeki 06 ....... plakalı aracıyla davalı Ankara Emniyet Müdürlüğüne ilişkin Mehmet Ali Bozkurt'un sevk ve idaresindeki 06 ....... plakalı aracın karıştıkları trafik kazasında kusurun davalı sürücüsünde olduğunu iddia ederek 1.000.000.000.TL değer kaysı ile kaskonun kullanılmamış olması sebebi ile hasarsızlık indirimi bedelinin tespit edilerek davalıdan tahsilini, birleşen davanın ise müvekkilinin kusursuz istenen tazminatın fahiş olması sebebiyle reddini savunmuştur. Davalı Oktay ve Mehmet Ali, duruşmaya katılmamış cevapta vermemiştir. Birleşen davanın davacı İçişleri Bakanlığı vekili söz konusu kaza sebebiyle 904.410.000.TL idare zararının idare şoförü Mehmet Ali kazaya karışan 06 ........ plakalı araç maliki Ercan ile sürücüsü Oktay'dan kaza gününden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, esas davanın ise davacı şoförünün kusurlu, istenen tazminatın da fahiş olması sebebiyle reddini savunmuştur. Bozma üzerine yapılan yargılamada mahkemece toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 500.000.000.TL değer kaybının dava gününden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 480.672.562.TL'nin 13.10.2002 gününden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen davanın davacısı İçişleri Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bozmadan sonra yapılan yargılamaya, birleşen dosyanın davalıları olan Oktay Kılıç ve Mehmet Ali Bozkurt'a davetiye çıkartılıp duruşmaya çağrılmadığı gibi verilen hükmünde tebliğ edilmediği, Oktay vekili olarak görünen Avukat Aslı Koçak Arıhan'ın dosya içinde vekaletnamesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu halde taraf teşkili sağlanmadan yapılan yargılama sonunda verilen hüküm usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalı Birleşen davanın davacısı İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına, 09.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy