(1086 S. K. m. 163, 284) (818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı-karşı davalı vekili müvekkilinin sevk ve idaresindeki 06 TOA 66 plakalı otonun davalının sevk ve idaresindeki 66 PC 921 plakalı araçla çarpışması sonucu oluşan maddi ve yaralamalı trafik kazasında müvekkilinin kullandığı araçta 5.300.000.000.TL zarar meydana geldiğini, hasarın 2.000.000.000.TL'lik kısmını sigortadan tahsil ettiklerini belirterek ödenmeyen bakiye 3.300.000.000.TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı karşı davacı vekili; davacının araç maliki olmaması nedeniyle davanın husumetten reddini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, istenen tazminatın fahiş olup gerçek zararın sigorta ve davalının yaptığı 150.000.000.TL'lik ödeme ile karşılandığını belirterek davanın reddine, kaza nedeniyle davalı karşı davacının sıfır arabasında meydana gelen 5.000.000.000 TL değer kaybı ile davalının yaralanması nedeniyle 500.000.000 TL manevi tazminatın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak davacı karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere göre tarafların HUMK. nın 163. maddesi gereğince kesin süre içinde dava ile ilgili zararın ispatına yönelik hiçbir delil sunmadıkları gerekçesiyle her iki davanın da reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı-karşı davacı vekilinin kesin süre içinde Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile delil listesini gönderdiği ve mahkemece delillerin bir kısmını topladığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. O halde mahkemece, davalı-karşı davacının süresi içinde bildirdiği delilleri topladıktan sonra kusur oranının ve tazminat miktarının belirlenmesi yönlerinden uzman bilirkişinin görüşüne başvurularak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken kesin süreden davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün karşı-davacı lehine BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 21.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy