(1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalılardan şirkete ait olup, diğer davalı M. Salih Gümüşer'in sevk ve idaresindeki 02 AT 220 plakalı aracın müvekkiline ait olan 02 FE 689 plakalı traktörle çarpışarak müvekkillerinin aracının hasarlanmasına neden olduğunu iddia ederek, 1.752.000.000 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşılık davacı M. Salih Gümüşer, kazada karşı tarafın kusurlu olduğunu savunarak kendisi hakkında açılan davanın reddi ile 100.000.000 TL maddi ve 100.000.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşılık davacı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü vekili, kusur oranını ve tazminat miktarlarını kabul etmediklerini savunarak kendileri hakkında açılan davanın reddi ile kazadan dolayı araçlarında meydana geldiğini iddia ettikleri 100.000.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince, davacıların davasının kabulü ile 1.752.000.000 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacılardan tahsiline, TPAO ve M. Salih Gümüşer tarafından ayrı ayrı açılan her iki karşılık davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmiştir.
1-) Mahkemece, toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davacılar tarafından, dava öncesinde yaptırılan tespitteki bilirkişi tarafından beyan edilen zarar miktarına dayanılarak ve sigortadan alınan bedelin mahsubuyla dava açılmıştır. Temyiz eden davalı vekili tespit raporuna itiraz etmiş, yargılama sırasında alınan hasara yönelik bilirkişi raporunda ise aynen tespit raporuna göre rapor düzenlenmiştir. Söz konusu raporda aracın modeli, hasara uğrayan ve yenilenen parçalar itibariyle araçta meydana gelebilecek kıymet kazanma hususu hakkında olumlu veya olumsuz bir açıklama yapılmadığı gibi, diğer kalemler hakkında da raporda herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece davalı temyiz eden tarafın rapora itirazı da dikkate alınarak hasar yönünden yeniden alınacak gerekçeli, denetime açık ve yeterli bilirkişi raporu doğrultusunda bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsiz görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TPAO Genel Müdürlüğü vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 25.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy