(818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; 17.12.1999 tarihinde meydana gelen zincirleme trafik kazasında müvekkiline ait ve Harun Sağlam'ın sevk ve idaresindeki 42 HS 891 plakalı araçla davalılardan Halil Hilmi'ye ait ve diğer davalı Mehmet'in sevk ve idaresindeki 45 RP 756 plakalı araçla daha önce karıştığı kazadan sonra kaza mahallinde ve siste gerekli tedbirleri almaması nedeniyle çarptığını, davalı sürücü Mehmet'in mahkumiyetine esas 5/8 kusura isabet eden 4.687.500.000.TL. tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi açısından poliçe limitiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Halit Hilmi ve Mehmet Yanık vekili; kusurun henüz kesinleşmediğini, tazminatın da fahiş olduğunu, aracın kasko sigortası olduğundan sigorta şirketinin davaya dahil edilmesini savunmuştur.
Davalı Sigorta Şirketi savunma yapmamıştır.
Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen kesinleşmemiş ceza dosyasındaki kusur raporu gereğince davanın kabulüne 4.687.500.TL tazminatın davalılardan sigorta şirketi açısından limitle ve dava tarihinden diğer davalılar açısından 17.12.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar Halil Hilmi ve Mehmet Yanık vekilince temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. BK'nun 53. maddesine göre, Hukuk Hakimi, kusurlu olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda da keza ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir. Ancak, ceza mahkemesince verilen ve maddi olayları saptayan kararların hukuk hakimini de bağlayacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda Konya-Ereğlisi Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasında davalı-sanık Mehmet'in davacının şoförü Harun ile yanında bulunan Kenan'ın dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölümüne sebebiyet verdiğinden ve olayda 5/8 oranında kusurlu bulunduğundan cezalandırılmasına karar verilmiş karar temyiz edildiğinden henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Mahkemece mahkumiyet kararı kesinleşmeden ceza dosyasındaki kusur oranına itibar edilerek hüküm kurulması doğru değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, ceza kararının kesinleşmesinin beklenmesi, kesinleşmesinden sonra tarafların tüm delilleri değerlendirilerek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken kesinleşmeyen ceza dosyasındaki kusur oranıyla bağlı kalınarak eksik incelemesi ile karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 12.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy