(1086 S. K. m. 381)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı Ali Dumlupınar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait sevk ve idaresindeki 06 LBN 57 plakalı aracına, davalı Sabit Kolgu'ya ait ve diğer davalı İbrahim Kasım sevk ve idaresindeki 06 FLV 45 plakalı araçla ışık ihlali sonucu kusurlu olarak çarptığını davalı aracının Ak Sigorta A.Ş sigortalı olduğunu iddia ederek 1.614.000.000.TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, birleşen dosyadaki davalı karşı davacı taleplerinin reddini savunmuştur.
Davalılar ve birleşen-davanın davacısı Sabit vekili, müvekkillerinin kusursuz bulunduğunu istenen tazminatın da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini, birleşen Ankara 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/6 sayılı dosyasında ise ışık ihlali yaparak trafik kazasına neden olan davacı karşı davalı Ali Dumlupınar ile Kapital Sigorta A.Ş'den 06 FLV 45 plakalı aracında meydana gelen 1.890.000.000.TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Ak Sigorta vekili, müvekkil şirket tarafından Suat İşeri'ye ait 06 FLV 45 plakalı araç için poliçe düzenlendiğini, kusur oranı belirlendikten sonra limit dahilinde ödeme yapılabileceğini, temerrüdleri olmadığından faiz ve giderlerle sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Kapital Sigorta duruşmaya katılmamış, cevap da vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince asıl davanın kısmen kabulü ile 1.320.000.000.TL nin davalılardan sigorta şirketinin poliçeyle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, yasal faiz başlangıcında sigorta şirketi için dava tarihi diğer davalılar için olay tarihinin esas alınmasına, birleşen dava açısından sabit olmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı karşı davalı Ali Dumlupınar vekilince temyiz edilmiştir.
1-) Mahkeme gerekçeli kararında hükme esas alınan 12.3.2004 tarihli raporu ve rapordaki 1.522.000.000.TL zarar bedelini kabul ettiği halde, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratmamak için 1.320.000.000.TL tazminata hükmetmiştir. Hakim, HUMK. nun 381 ve devamı maddelerinde yer alan usul kurallarını ihlal etmemek için dosyadaki mevcut delillere aykırı olarak hüküm kuramaz. Bu itibarla toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerekirken gerekçeye aykırı olarak hüküm kurulması doğru değildir.
2-) Birleşen dosyada, davalı vekili Av. Hüseyin Yıldırım'ın ilk oturuma katılarak vekaletnamesini sunmak için süre istediği, mahkeme aynı oturumda birleştirme kararı verdiği, esas dosya içinde vekaletnamesinin bulunduğu anlaşılmakla, birleşen dava yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken red edilmesi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı Ali Dumlupınar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 05.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy