(3402 S. K. m. 13, 14, 20)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ait verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içerisinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 667 parsel s. 1143 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz havza-i fahmiye sınırları içinde kaldığı sebebiyle irsen intikal, ifraz, taksim, satın alma ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanılarak ve beyanlar hanesinde de altındaki madenlerin hazineye ilişkin olduğu belirtilmek suretiyle Muhammet Ayaz adına tespit edilmiş, daha sonra ek tutanakla malikhanesi iptal edilerek teskere-i samiyede belirtilen havza-i fahmiye kapsamı içerisinde kaldığından söz edilerek ve şagilinin de Muhammet Ayaz olduğu belirtilmek suretiyle kamu emlak niteliği ile tapulama dışı bırakılmış, Muhammet Ayaz'ın tapu kaydına dayanan itirazı komisyonca kabul edilerek parselin Muhammet Ayaz adına tesbitine karar verilmiştir. Hazine taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden bulunmadığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu parselin davalı Muhammet Ayaz adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde tespit tarihinde adına tescil kararı verilen davalı yararına 3402 s. Kadastro Yasası'nın 13. ve 14. maddelerinde ön görülen mülk edinme koşularının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek davanın reddi yoluna gidilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece davalıdan dayandığı tapu kayıt örneğinin ibrazı istenip gereği gibi yerine uygulanmamış, yerel bilirkişi sözleri soyut ve tutanak içeriğine aykırı düşmesine karşın tutanak bilirkişileri tanık sıfatıyla taşınmaz başında dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmamış, zilyetlikle ilgili olarak tanık dinlenmesi yoluna gidilmemiş, keşifte hazır edilen fen bilirkişisinden krokili raporda alınmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalıya dayandığı tapu kaydı ve kayıt malikiyle irsi bağlantısını gösterir veraset ilamı ibraz ettirilmeli, gerektiğinde nüfus kayıt örnekleri getirtilmeli, dayanılan tapu kayıt intikalleri ve varsa krokisiyle birlikte celbedilmeli, yine taraflardan taşınmazın öncesini ve yöreyi iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ile taraflarca gösterilen tanıklar ve tespit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak tapu kaydı yerel ve teknik bilirkişi aracılığı ile gereği gibi yerine uygulanmalı, uygulamada kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği gözönünde tutularak kapsamı 3402 s. Kadastro Yasası'nın 20. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde belirlenmeli, yerel bilirkişi tarafından bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulmalı, kaydın taşınmazın tümünü yada bir bölümünü kapsamadığının belirlenmesi durumunda bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, davalının zilyetliğinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tanık ve bilirkişi sözleri arasında aykırılık doğduğu takdirde giderilmeli, yine yerel bilirkişi ve tanıklardan tapu dışı ifraz, haricen satın alma, paylaşma ve hibe iddiaları hakkında olaylara dayalı bilgi alınmalı, teknik bilirkişiden keşfi ve uygulamayı izlemeye, bilirkişi veya tanık sözlerini denetlemeye olanak verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli raporlu kroki alınmalı, bu arada 17 Ocak 1326 (1910) gün ve 289 s. Teskere-i Samiye'de belirtilen Havza-i Fahmiye ve sözü edilen Teskere-i Samiye'de sonradan yapılan değişiklikler de gözönünde tutulmalı, ondan sonra toplanan ve toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davacı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerden ötürü BOZULMASINA 14.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy