(3402 S. K. 26, 36) (1086 S. K. m. 163, 414)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı N. A. tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında 135 ada 13 parsel sayılı 8116,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle M. Ö. adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde N. A. tapu kaydı irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı N. A. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 26. maddesi uyarınca keşif giderlerinin mahkeme veznesine verilen süre içinde depo edilmemesi nedeniyle davanın usul yönünden reddine, dava konusu parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
Bir davada yargılama giderlerinin ödenmemesi yada verilen önele karşın keşfe gidilmemesi durumunda yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğu, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 36. ve HYUY.nın 163. ve 414. maddelerinde belirtilmiştir. HYUY.nın 163.maddesinde biri yasal diğeri hakim tarafından tanınan iki türlü önelin varlığı kabul edilmiş olup, bu önellere uyulmaması durumunda doğacak hukuki sonuçlar açıklanmıştır. Keşif yapılması amacıyla mahkemece HYUY.nın 163.maddesi uyarınca ilgili tarafa keşfe ilişkin olarak verilen ana kararından yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğunun tam bir açıklıkla ve eksiksiz olarak belirtilmesi, tanınan önelin işin yapılması için yeterli ve elverişli olması (keşif giderlerinin, hakim ve mahkeme personelinin yol tazminatını, taşıt giderlerini, tanık bilirkişi ücretlerini, bilirkişi ve tanıklara gönderilen davetiye giderlerini, işin durumu ve içeriğine göre uzman bilirkişi ücretlerini karşılayacak biçimde) ayrıntılı olarak saptanması, ücretin yatırılmasından itibaren tebligat işlemlerinin yapılması için uygun süre tanınması ve kesin önel gereğinin yerine getirilmemesi durumunda doğuracağı hukuksal sonuçların açıklanması gerekir. Somut olayda komşu parsellere ait vergi kayıtları getirilmediği gibi, davacının dayandığı tapu kaydının revizyon görüp görmediği araştırılmamış, davacının delil listesindeki tescil dosyası merciinden getirtilmemiştir. Ayrıca, 21.8.2000 günlü oturumda keşif için verilen ara kararı da usulüne uygun, açık ve yeterli bulunmamaktadır. Mahkeme heyetinin ücretleri ayrı ayrı belirtilerek gösterilmemiştir. Yerel bilirkişiler için ücret takdir edilmemiştir. Ücretin yatırılmasından itibaren tebligat işlemlerinin yapılması için yasal 15 günlük süre tanınmadığı gibi kesin önel gereğinin ve sonucunun ne olduğu karara yansıtılmayarak sadece ihtarat yapılması denilmek suretiyle içeriği belli olmayan örtülü bir ifade kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında yasaya uygun içinde verilmiş bağlayıcı bir kesin önelin varlığından söz etme olanağı yoktur.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 23.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy