(4721 S. K. m. 705, 713)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, tapu kaydına ve kadastro öncesi sebebe dayanarak genel kadastro sonucu davalı Hazine adına oluşan tapu kaydının iptal ve tescili isteğiyle dava açmışlardır. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 685 ada 9 parselin 13.07.2005 tarihli fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 4873.63 metrekarelik kısım ile aynı tarihli raporda dava konusu 684 ada 58 parselin A harfi ile gösterilen 48972 metrekarelik kısmın Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında B. mirasçıları olan davacılar M., T., I., L., G., S. ve Ş. adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 685 ada 9 nolu parselin krokisinde (B), 684 ada 58 nolu parselin ise (A) harfleri ile işaretli bölümleri üzerinde kadastro tespit gününe kadar davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Davacı dava dilekçesinde tapu kaydı yanında irsen intikale ve zilyetliğe dayanmıştır. Dava dilekçesinde tapu kaydına dayanılmakla beraber 685 ada 9 nolu parselle ilgili olarak herhangi bir kayıt ibraz edilmemiş ve bilgi de verilmemiştir. 684 ada 58 nolu parselle ilgili olarak dayanılan tapu kaydının ise yazılı sınırlarına ve eylemli duruma göre taşınmaza uymadığı keşif tutanağı içeriği ve yerel bilirkişi sözlerinden anlaşılmaktadır. 58 nolu parsel için dayanılan Eylül 1979 tarih 8 sıra nolu tapu kaydının sınırları doğusu taş, batısı Ş., O. ve biraderleri, kuzeyi A. Deresi, güneyi A. Efendi tarlası ve çayırı ve yol okumaktadır. Taş sınır nokta sınır olup taşınmaz yönünü açık bırakmaksızın çevrelememektedir. Kaldı ki, taşın bulunduğu yerin de sabit olmadığı yerel bilirkişi tarafından haber verilmiştir.
Hal böyle olunca kaydın taşınmaza uygunluğunun kabulü için şişmanzade O. Efendi ve A. Efendi yerlerinin arazi üzerinde tespiti zorunludur. Yerel bilirkişilerce adı geçen kişi yerleri arazi üzerinde tam olarak gösterilmediği gibi, bu yönler kayden de doğrulanmamıştır. Nitekim getirtilen kayıt ve tutanaklardan 57 nolu parselin ham toprak niteliği ile Hazine, 10 nolu parselin belgesiz zilyetliğe dayalı olarak H. oğlu N. adına tespit edildikleri, 70 nolu parselin 58 nolu parselden ifrazen ve hükmen 1. adına, kuzeydeki 9 nolu parselin de davacıların murisleri adına tapu kaydına dayalı olarak tespit edildikleri görülmüştür. 9 nolu parsele revizyon gören tapu kaydı da dava konusu taşınmaz yönünü dayanılan tapu kaydı ya da mirasçılarını okumamaktadır.
Hal böyle olunca söz konusu kaydın taşınmaza uygunluğunun kabulüne olanak yoktur. Ancak yukarıda da açıklandığı üzere dava dilekçesinde delil olarak tapu kaydı yanında zilyetliğe de dayanılmıştır. Ziraatçı bilirkişi raporunda 685 ada 9 nolu parselin % 70-80, 58 nolu parsel ise % 45-50 meyile sahip olduğu ve de genel yapıları itibariyle işlenmeye ve ekilmeye müsait olmadıkları, içerisinde yer yer taşlık ve çalılık alanların bulunduğu belirtilmiştir. Taşınmaz içerisinde kendiliğinden yetişen ağaçların odunlarından yararlanılması ya da yine taşınmazda kendiliğinden yetişen otların biçilmesi suretiyle tezahür eden zilyetlik taşınmazların ekonomik amacına uygun iktisap sağlayıcı nitelikte zilyetlik değildir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere kabulü yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine'nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 26.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy