(3402 S. K. m. 28/2)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen hüküm birleşen dosyanın davacıları M., İ., R. tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 30 adet taşınmazdan bir kısmı irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı E., bir kısmı aynı nedenler ile birleşen dosyanın davacıları M. ve arkadaşlarının miras bırakanları ile müşterekleri bir kısmı aynı nedenlerle bir kısım davalılar adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı E. taşınmazların kök miras bırakanı M.'dan geldiğini taşınmazlarda İ.'den gelen payı olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Davacılar M. ve arkadaşlarının davalılar E. ve arkadaşları aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açtıkları tapu iptali ve tescil davası görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Davaların birleştirilerek yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın açılmamış sayılmasına dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm birleşen dosyanın davacıları M. , İ. , R. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacılar M. ve arkadaşları tarafından açılan ve iş bu dava ile birleştirilen davanın dahi açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir.
Davacıların askı ilan süresi geçtikten sonra 20 adet taşınmaz için Sulh Hukuk Mahkemesinde tapuya dayalı olarak açmış oldukları tapu iptal ve tescil davası görevsizlik kararı verilerek eldeki davacı E. tarafından açılan dava ile birleştirilmiştir. Davacıların dava konusu ettiği taşınmazlar daha önce E. tarafından açılan davaya konu edilen taşınmazlar arasında bulunmaktadır. Davacılara duruşması sırasında 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 28/2. maddesinde öngörülen hususları içerin ihtarat yapılmadığı gibi, açıklamalı davetiye de çıkartılmamıştır. Kaldı ki, davacılar dayandıkları tapu kayıtlarının tarih ve sıra numaralarını bildirdikleri gibi dinletecekleri tanıkların listesini dahi vermişlerdir. Hal böyle olunca delil bildirmediklerinden söz etme olanağı yoktur. Bu durumda dayanılan tapu kayıtlarının yerlerine uygulanması yapılarak ve gösterilen tanıklar da dinlenilerek hasıl olacak sonuca göre işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken bu yönlerin göz ardı edilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacılar M. , R. ve İ.'ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 26.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy