(6831 S. K. m. 1, 2)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar tapu kaydı ve kadastro öncesi sebeplere dayanarak adlarına tespit ve tescil edilen 230 ada 17 ve 227 ada 6 parsel sayılı taşınmazlara komşu olan 230 ada 22 ve 227 ada 1 parsel numaraları ile mer'a olarak sınırlandırılan yerlerin adlarına tescili isteğiyle dava açmışlardır. Mahkemece davacıların davalarının reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacılar yararına zilyetliğe dayalı taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davacılar dava dilekçesinde zilyetlik yanında tapu kaydına da dayandıklarını bildirmişler ve kaydın bir örneğini yargılama sırasında ibraz etmişlerdir. Kayıtlar sahibi lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil eder. Tapulu yerlerde zilyetlik mülkiyetin koşulu olmadığına göre kaydın uygulamasının yapılıp aidiyet ve kapsamının kesin olarak saptanması gerekir. Mahkemece kaydın uygulanması yoluna gidilmemiş nedenlerinin karar yerinde gerekçesi gösterilmemiştir. Öte yandan yerel bilirkişi sözleri ziraatçi bilirkişi raporuna aykırı düşmesine karşın bilirkişilerden davacıların zilyetliğinin ne şekilde tezahür ettiği bilirkişilere açıklattırılmamış, tanık bilgisine başvurulmamış, tutanak bilirkişilerinin dinlenilmeleri yoluna da gidilmemiştir. Dayanılan tapu kaydının kadastro sırasında 229 ada 6 nolu parsele revizyon gördüğü belirtilmiş ise de bu husus kaydın dava konusu edilen taşınmaza uymadığının kabulü için yeterli değildir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, dayanılan tapu kaydının örneği eklenerek ilk tesisinden itibaren intikalleri ve olduğunda haritasıyla birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından ve de yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, davada zilyetliğe de dayanıldığına ve tespitinde mer'a olarak yapıldığına nazaran taraflardan taşınmazları ve yöreyi iyi bilen yerel ve komşu köylerden olmak üzere yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, yöreyle ilgili mer'a tahsis karar ve kaydı olup olmadığı mercileri nezdinde araştırılmalı, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ile tüm tespit bilirkişileri ve taraflarca gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılmalı, uygulamadan önce davacılardan dava konusu ettikleri yerleri arazi üzerinde gezip göstermeleri istenmeli ve gösterilen yerler krokisine işaret ettirilmeli, daha sonra yine yöreyi ve taşınmazı iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisi aracılığı ile dayanılan tapu kaydı ile intikalleri ve olduğunda mer'a kaydı ve haritası gereği gibi uygulanıp dava konusu edilen yerlere ait olup olmadıkları, ait iseler kapsamları kesin olarak saptanmalı, kayıtlarda yazılı sınırlar arazi üzerinde bilirkişilere göstertilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıkların bilgisine başvurulmalı, komşu parsellerin tutanakları ve dayanakları kayıtlar getirtilip uygulaması yapılarak taşınmaz yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılarak uygulamayla ilgili yerel bilirkişi sözleri denetlemeli gerektiğinde kaydın 229 ada 6 nolu parsele uygun olup olmadığı yönünden de sözü edilen taşınmaz üzerinde uygulama yapılmalı, bilirkişi ve tanıklardan davacıların dava ettikleri taşınmaz bölümlerinin öncesinin mer'a olup olmadığı, değilse zilyetliklerinin bulunup bulunmadığı, varsa başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin ziraatçi bilirkişi raporu içeriğine aykırı düşmesi halinde aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, ziraatçi bilirkişi raporundaki olgular gözetilerek taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda varsa orman tahdit haritası ve tutanaklarının, yoksa memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulaması yaptırılarak, serbest orman mühendisi bilirkişiden gerekçeli rapor alınmalı, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamayı ve kayıtlarda yazılı sınır yerlerini yansıtır biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacılar Ebubekir Yıldırım ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy