(818 S. K. m. 43) (1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili davalı Yunus Tirli adına kayıtlı, davalı Raşit Nesne idaresinde bulunan 38 ... 431 plakalı aracın park halinde bulunan 38 ... 115 plakalı araca çarpması neticesi bu aracında müvekkiline ilişkin park halindeki 38 ... 092 plakalı araca çarptığını araçta meydana gelen hasar bedelinin davalının sigorta şirketi tarafından karşılandığını belirterek araçta meydana gelen değer kaybı ve araç yoksunluğu bedeli olarak toplam 1.150.000.000.TL'nin kaza gününden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Yunus Tirli vekili araçta değer kaybı olmadığını davanın reddini savunmuştur.
Davalı Raşit Nesne'ye dava dilekçesi tebliğ edilememiş davacı vekili bu davalı hakkında açılan davayı takip etmediğini bildirmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ait hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili dava dilekçesi ile aracın tamirde kaldığı süre için araç mahrumiyeti bedeli de talep etmiştir. Davacının aracının tamirde kaldığı süre bilirkişi raporu ile de belirlendiğine göre davacı lehine araç mahrumiyeti tazminatına hükmedilmemesi doğru değildir.
3- Davacı vekili davalı Raşit Nesne hakkında açmış olduğu davayı takip etmediğini beyan ettiğine göre HUMK. nun 409. maddesi gereğince karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Yukarda 1 bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine 2 ve 3 no.lu bentlerde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istem halinde temyiz edene geri verilmesine 11.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy