(3402 S. K. m. 14, 46)
Dava: Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 101 ada 30 parsel sayılı 12153,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Şaban Bayram adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde Hazine tapu kaydına ve taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı adına tespit edilmiş, davacı hazine tapu kaydına ve ayrıca taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. 4753 ve 5618 sayılı yasalar uyarınca hazine adına oluşturulan Şubat 1965 tarih 336 sıra nolu tapu kaydının taşınmaza aidiyeti keşfen saptandığı gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir.
Tespit nedenine ve ileri sürülüşe göre uyuşmazlık, 3402 S.K.Y nın 46/1 ve 14. maddeleri koşullarının davalı taraf yararına oluşup oluşmadığı yönündedir. Söz konusu maddelere göre taşınmazın davalı adına tescile karar verilebilmesi için hazine tapusunun ve de dayanağı belirtmelik tutanağının düzenlendiği tarihe kadar taşınmazda davalı ve miras bırakanlarının 20 yılı aşkın süre ile ve malik sıfatıyla zilyet olduğunun kanıtlanması gerekir. Tapu kaydının taşınmaza aidiyeti uyuşmazlık konusu olmadığına göre tapu tesis tarihine kadar taşınmazda 20 yılı aşkın süre ile kendisinin ve miras bırakanlarının zilyet olduğunu kanıtlama yükümlülüğü davalı tarafa düşmektedir. Tablandikatif cetvelinde taşınmazın Şaban'ın işgalinde olduğu yazılı olmasına karşın söz konusu kişiden davalı Şaban'ın mı yoksa babası Şaban'ın kast edildiği bilirkişi ve tanıklardan sorulup açıklığa kavuşturulmamıştır. Diğer taraftan bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ile davalı tanıklarından Adnan Yıldız'ın doğum tarihleri itibariyle hazine tapusunun tesis tarihine kadar taşınmazdaki davalı ve miras bırakanlarının zilyetliklerinin süresi ve sürdürülüş biçimi ile ilgili olarak yeterli bilgiye sahip olduğu da söylenemez. Ayrıca belirtmelik tutanağı da getirtilerek belirtmelik bilirkişilerinin dinlenilmeleri yoluna da gidilmemiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, öncelikle tapunun dayanağı belirtmelik tutanağı merciileri nezdinde gereği gibi araştırılmalı, bu konuda hazineye de ibrazı için mehil verilmeli, ayrıca taraflardan dava konusu taşınmazın öncesini iyi bilen daha yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, takiben önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarla tüm tespit bilirkişileri, taraflarca gösterilecek tanıklar ve hayatta bulunmaları halinde belirtmelik bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kaldığı, davalının ve miras bırakanlarının zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi, tablandikatif cetvelinde yazılı Şaban'dan davalı Şaban'ın mı yoksa babası Şaban'ın mı kast edildiği olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı ve ona göre davalının keşif tutanağına geçen beyanlarının kendisini bağlayıp bağlamayacağının karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi yapılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, gerektiğinde komşu parsellerin malik ya da zilyetlerinin yukarıda açıklanan hususlarla ilgili olarak tanık sıfatı ile bilgilerine başvurulmalı, fen bilirkişisine önceden olduğu gibi raporlu kroki düzenlettirilmeli ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 14.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy