(2004 S. K. m. 337, 340)
Dava: Mal beyanında bulunmamaktan şikayet edilen sanık Y. S'nin yapılan yargılaması sonunda; taahhüdü ihlalden İİK.nun 337 ve TCK.nun 59/2 maddeleri uyarınca 25 gün hafif hapis cezasıyla hükümlülüğüne dair B. İcra Ceza Mahkemesinden verilen 31.3.2005 gün ve 2005/98 esas 2005/201 karar sayılı hükmün süresi içinde, Yargıtay'ca incelenmesi C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından 5.10.2005 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1-Şikayetin İİK.nun 337.maddesinde öngörülen "mal beyanında bulunmamak" suçuna yönelik olduğu gözetilmeden istem dışına çıkılarak İİK.nun 340.maddesinde düzenlenen "taahhüdü ihlal" suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7.maddesinde "zaman bakımından uygulama", 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesinde ise "lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" kurallarının düzenlenmesi, aynı kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunun yürürlükten kaldırılmış olması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5358 sayılı İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve anılan kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 sayılı Kanunun 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9.maddeleri uyarınca sanığın hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5358 sayılı İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA 19.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy