(2918 S. K. m. 82, 84)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Halis Z. adına kayıtlı, davalı Hüsamettin Z. idaresinde bulunan 60 FD 946 plakalı araca davacıya ait 60 TR 606 plakalı aracın davalı sürücünün gerekli tedbirleri almadan yola çıkması nedeniyle arkadan çarptığını belirterek araçta meydana gelen 15.000.000.000.TL'sı hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı karşı davacılar vekili kusur oranı ve talep edilen tazminat miktarını kabul etmediklerini savunarak kaza nedeniyle müvekkillerinin aracında meydana gelen 2.819.500.000.TL hasar bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı-karşılık davalının talebinin kısmen kabulü ile 6.000.000.000.TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşılık davacılardan tahsiline karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı-karşı davalı vekili temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de söz konusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından davacı-karşı davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davalı-Karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince: mahkemece keşif sonucu alınan 15.12.2003 tarihli bilirkişi raporunda davalı araç sürücüsünün 4/8 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş bu rapora davalıların itirazı üzerine alınan 5.1.2004 ve 14.5.2004 tarihli raporlar ile davalı araç sürücüsünün 6/8 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Davacı taraf 15.12.2003 tarihli bilirkişi raporundaki kusur oranın 19.12.2003 tarihli celsede diyeceği olmadığı bildirmiştir. Şu halde davalılar lehine usulü kazanılmış hak doğduğu düşünülerek 4/8 kusur oranına göre hüküm kurulması gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
3- Hakkında usulüne uygun dava açılmadığı halde Hüseyin Z.'un da davalı olarak gösterilmesi ve aleyhine hüküm kurulması da doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 15.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy