(3402 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar Kamil ve Ali Han ile davaya dahil edilen Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında temyiz konusu 110 ada 9 ve 104 parsel sayılı 5451.10 ve 4717.50 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacılar ve davalılar adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacılar Ali ve Kamil Han satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 9 ve 104 parseller arasındaki yola yönelik olarak dava açmışlardır. Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği davaya dahil edilmişlerdir.
Mahkemece davanın reddine dava konusu 9 ve 104 nolu parsellerin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar Kamil ve Ali Han ile davaya dahil edilen Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hazine, tespite itiraz etmediği ve dava açmadığı gibi, açılmış olan davaya da usulüne uygun olarak katılma isteminde bulunmamıştır. Mahkeme ara kararıyla davaya dahil edilmiş olması hazineye taraf sıfatını kazandırmaz. Usul Yasası Hükümlerine göre hükmü temyiz etme yetkisi davanın taraflarına ait bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle taraf sıfatına haiz bulunmayan hazinenin temyiz dilekçesinin (isteminin) bu nedenle Reddine,
2- Davacıların temyizine gelince; Temyiz, 9 ve 104 nolu parsellere yönelik bulunmaktadır. Dava dilekçesindeki ileri sürülüşe ve aşamalardaki açıklamalara ve de mahkemenin kabulüne göre dava, 110 ada 9 ve 104 nolu parseller arasında bulunan ve kadastro sırasında paftasında yol olarak gösterilen yere ilişkin bulunmaktadır.
3402 S.K.Y.nın 26/son maddesinde kadastro mahkemesinin görev ve yetkisinin taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı hükme bağlanmıştır. Taşınmazla ilgili olarak tutanak düzenlenmediğine göre uyuşmazlığın çözüm yeri kadastro mahkemesi olmayıp genel mahkemelerdir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece yargılamaların tüm aşamalarında re'sen (kendiliğinden) gözönünde bulundurulması gerekir. Bu durumda mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine, usulün 27. maddesi uyarınca dosyanın görevli ve yetkili Araklı Asliye Hukuk Mahkemesine tutanak asıl ve eklerinin ise Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere işin esası hakkında kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacılar Kamil ve Ali Han'ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 20.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy