(2004 S. K. m. 337) (7201 S. K. m. 16)
Dava: Mal beyanında bulunmamaktan sanık İ'nin yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne dair verilen kararı süresinde temyiz etmediğinden temyiz talebinin reddine dair ŞİŞLİ 1. İcra Ceza Mahkemesi'nden verilen 25.04.2005 gün ve 7229 Esas 928 Ek Karar sayılı hükmün süresi içinde, Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığı'ndan 12.10.2005 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda verilen temyiz isteğinin reddine dair kararın sanıkla aynı konutta oturup oturmadığı belirtilmeden "V.S., oğluna" biçimde tebliğinin Tebligat Kanununun 16. maddesine aykırı olması karşısında, karar tebliği hukuken geçersiz olduğundan ıttıla üzerine yapılan temyizin süresinde olduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet kararının aynı konutta oturup oturmadığı belirlenmeden "V.S., oğluna" biçiminde tebliğinin Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine aykırı olması karşısında, karar tebliği hukuken geçersiz bulunduğundan ıttıla üzerine yapılan temyizin süresinde olduğu kabul edilerek temyiz isteminin süre yönünden reddine dair 25.04.2005 gün ve 2004/7229 Esas, 2005/929 Karar sayılı ek kararının ortadan kaldırılması ile mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan incelemede:
Sonuç: Hüküm tarihinden inceleme tarihine kadar suç tarihi itibariyle sanığın lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/6 maddesinde öngörülen 6 aylık asli zamanaşımının dolmuş bulunduğu görüldüğünden ve 29.03.1939 tarih ve 22/31 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca bu sürenin uzatılması da mümkün olmadığından sair yönler incelenmeksizin hükmün bu nedenden dolayı İİK'nun 366. maddesi gereğince BOZULMASINA, CMUK'nun 322/1 ve 765 sayılı TCK'nun 102/6 maddeleri uyarınca davanın DÜŞÜRÜLMESİNE 01.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy