(818 S. K. m. 41, 42) (2918 S. K. m. 90)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Mustafa vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalı Mustafa adına kayıtlı ve idaresinde bulunan 11 EH 304 plakalı otobüsle müvekkiline ait W 216866 plakalı aracına çarpması nedeniyle araçta meydana gelen 1.000.000.000. TL'lik maddi zarar davacının yakınının kazada ağır yaralaması nedeniyle duyduğu üzüntü için 1.000.000.000.TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Mustafa Can vekili, kusur ve tazminat miktarını kabul etmediklerinin manevi tazminat talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Akdeniz Sigorta A.Ş duruşmalara katılmamış savunma yapılmamıştır.
İhbar olunan Koç Allianz Sigorta A.Ş davacıya 1.200.000.000.TL ödeme yapıldığının belirtmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı Akdeniz Sigorta A.Ş hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 1.000.000.000.TL maddi tazminatın 23.10.2001 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Mustafa'dan tahsiline, manevi tazminat talebinin vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı Mustafa Can vekilince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili dava dilekçesi ile 1.000.000.000.TL. maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davacının talebi olan tazminat miktarı davalının sigorta şirketi Koç Allianz Sigorta A.Ş. tarafından 05.11.2001 tarihinde 1.200.000.000.TL. ödendiğine göre davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3- Kabule göre de;Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda "davacının davasının kısmen kabulü ile toplam 1.000.000.000.TL.maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar Mustafa ve Akdeniz sigorta a.ş den tahsilde tekerrüre yer vermeyecek şekilde davalı Akdeniz sigortanın sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine" denildiği halde, gerekçeli kararda "davalı Akdeniz Sigorta A.Ş.hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, 1.000.000.000.TL. tazminatın 23.20.2001 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Mustafa'dan alınarak davacıya ödenmesine" denilmiştir. Bu durum HUMK.nun 381/2. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulması gerekirken kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç;yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 8.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy