(1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili davalı Çardaklar Tur.Ltd.Şti adına kayıtlı, davalı Necdet P. idaresinde bulunan 48 NL 539 plakalı aracın müvekkili idaresinde bulunan 34 RBE 37 plakalı araca çarptığını açıklıyarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile araçta meydana gelen hasar bedeli, müvekkilinin yaralanması nedeniyle tedavi giderleri olmak üzere 3.000.000.000.TL.'sının faizi ile davalılardan tahsilini, Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin birleştirilen 2002/549 E sayılı dosyası ile de 6.334.000.000.TL hasar bedeli ve tedavi giderlerinden kalan 3.334.000.000.TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar Necdet P., Çardaklar Tur.Ltd.Şti ve Ak Sigorta A.Ş 'dan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar Necdet P. ve Çardaklar Tur.Ltd.Şti. vekili davacının araç maliki olmadığını dava açma ehliyetinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı Ak Sigorta A.Ş vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının tedavi giderlerine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 450.YTL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline davacının araçtaki hasara ilişkin talebinin araç maliki olmadığından aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. Tazminat davasında davacı olma ehliyeti kural olarak mal varlığında doğrudan doğruya zarar gören kişiye aittir. Ne var ki bir şeyi sözleşmeyle (kira, ariyet vs) elinde bulunduran kişi onu aldığı gibi malikine aynen iade etmek zorunda olduğundan ödemek zorunda olduğu onarım giderlerini isteyebilecektir. Somut olayda kazaya karışan 34 RBE 37 plakalı aracın sürücüsü, davacı Hüseyin T.'dir. Bu durumda sürücü zilyedin dava açmakta hukuki yararının bulunduğu ve aktif dava ehliyeti olduğu düşünülmeden davacının araçtaki hasar bedeline ilişkin talebinin yazılı şekilde reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 15.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy