(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14) (6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davacı K. ile davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 101 ada 66 ve 74 parsel sayılı 1091,89 ve 2714,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 66 nolu parsel Orman Yasasının değişik 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle, 74 nolu parsel ise ham toprak niteliğiyle hazine adına tespit edilmişlerdir. Askı ilan süresi içinde K. kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece 66 parsel yönünden davanın kabulüne, 74 nolu parsel yönünden davanın reddine ve dava konusu 66 nolu parselin davacı K. adına, 74 nolu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı K. ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında 66 parsel sayılı taşınmaz 2/B sonucu orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden, 74 nolu parsel ise ham toprak olduğu nedenleriyle hazine adına tespit edilmiş, davacı miras yoluyla gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Tespit nedenlerine, ileri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlık davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönündedir.
Davanın yasal dayanağını 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 14 ve Medeni Yasanın 713. maddeleri teşkil etmektedir.
Taşınmazların öncesinin tapusuz olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Anılan maddelere nazaran tapusuz bir taşınmazın zilyedi adına tesciline karar verilebilmesi için öncelikle taşınmazın tescile tabi yerlerden olması, zilyedin zilyetliğinin aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla olmak üzere 20 yıla ulaşması, maddi olaylardan sayılan zilyetlik ve sürdürülüş biçiminin tanık ve diğer delillerle kanıtlanması gerekir. Dinlenen yerel bilirkişinin zilyetlikle ilgili sözleri soyut içerikli ve gerekçeye dayanmamaktadır. Öte yandan tanık dinlenilmesi yoluna gidilmemiş, yerel bilirkişi sözleri tutanak içeriklerine aykırı düşmesine karşın tutanak bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmemiş, eylemli durumda 74 nolu parselin sınırında orman olmasına karşın taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiden rapor da alınmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, davada iddiasına kanıtlama yükümlülüğünde olan davacıdan taşınmazları ve öncesini iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, istekleri halinde hazineye de aynı olanak tanınmalı, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ile taraftarca gösterilecek tanıklar ve tüm tespit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak bilirkişi ve tanıklardan her iki taşınmazın öncesinin orman ya da mera olup olmadığı, değilse, kimden kaldığı, davacı ve miras bırakanlarının zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, 74 nolu parselin orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiden teknik verilere dayalı gerekçeli rapor alınmalı, zilyetlik ve sürdürülüş biçimi bakımından yerel bilirkişi ve tanık sözleri ve ziraatçı bilirkişi raporları arasında aykırılık doğduğunda yöntemine uygun olarak aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, zilyetlik ve süresi ile ilgili olarak gerektiğinde taşınmazlara doğrudan yada ikinci derecede komşu olan taşınmazların malikleri yada zilyetlerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, fen bilirkişisinden önceden olduğu gibi raporlu kroki alınmalı ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacının 74 nolu, davalı hazinenin ise 66 nolu parselle ilgili hükme yönelik temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 01.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy