(1086 S. K. m. 275) (2918 S. K. m. 96)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılama sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar Z ve ŞD tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalı ZD adına kayıtlı davalı ŞP idaresinde bulunan 07 SL 272 plakalı aracın müvekkiline ait 07 KS 278 plakalı araca çarpması nedeniyle 3.145.000.000-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ŞD ve ZD, kusur oranı ve talep edilen tazminat miktarını kabul etmediklerini savunarak, kaza nedeniyle araçta meydana gelen 1.206.500.000-TL hasar bedelinin davacı SÇ, ST ve A Anonim Türk Sigorta AŞ'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 1.624,99.-YTL tazminatın 26.12.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar Ş ve ZD 'den müteselsilen tahsiline, davalılar Ş ve ZD'nin davalılar ST ve A Anonim Türk Sigorta AŞ, aleyhine açtıkları davanın HUMK'un 408. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar Z ve Ş D tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluş ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalıların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli 22.11.2004 tarihli bilirkişi raporu ile 1.387.500.000.-TL olarak belirlenmiş bu rapora davalılar Z ve ŞD'nin itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 25.4.2005 tarihli bilirkişi raporu ile de 2.316.662.280.-TL hasar belirlenmiştir. Davacı taraf 22,11.2004 tarihli bilirkişi raporu ile hesaplanan hasar bedeline uygun karar verilmesini istemekle davalılar lehine usulü kazanılmış hak doğduğu gözetilerek anılan rapor itibariyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
3- Kabule göre de; tazminat miktarı kusur oranlarına göre belirlendikten sonra sigorta tarafından yapılan ödemenin indirilmesi gerekirken tazminat miktarının yazılı şekilde hesaplanması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının reddine, 2-3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 29.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy