(2918 S. K. m. 85) (3095 S. K. m. 1, 2)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılama sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar Kadir ve Bilal vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Kadir'e ait Bilal'in sevk ve idaresindeki 41 T 3012 plakalı aracıyla müvekkiline ait 34 SY 644 plakalı aracına çarptığını, sigorta eksperi tarafından hasar miktarının 2400YTL'sı olarak belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 500YTL'sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 15.2.2005 tarihli dilekçesiyle talebini 1.995YTL'sı arttırılarak 2.495 YTL'si olarak ıslah etmiştir.
Davalılar Bilal ve Kadir vekili, hasar bedelinin 27.7.2004 tarihinde sigorta şirketi tarafından ödendiğini, davacı vekilinin vekalet örneğinin aslına uygunluğunun araştırılarak davanın reddini, haksız ihtiyati tedbir kararı gereğince müvekkilinin uğradığı 6.043.3YTL'sı tazminatın depo edilmesini istemiştir.
Tasfiye halindeki sigorta şirketi vekili, eksper tarafından belirlenen 2.275.150.000TL'sı tazminatın ödenmesi için fona 11.5.2004 tarihinde talimat verildiğini, ödemenin yapılacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulü ile 219.850.000TL'sı tazminatın 30.7.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ödeme tarihine kadar işlemiş olan 2.021.391.779 TL'si faizin 74.564.383 TL'si bölümünden davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Kadir ve Bilal vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar Kadir ve Bilal vekilinin aşağıdaki benden kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 18.2.2003 olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, 18.1.2003 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi yasal faiz yerine avans faizine hükmedilmesi de doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş, kazanılmış hak kuralı da göz önünde bulundurularak yukarıdaki açıklamalara uygun hüküm kurmaktan ibarettir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar Kadir ve Bilal vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy