(1086 S. K. m. 179)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 35 LAH 12 plakalı aracına davalılardan ölü Kerim'e ait Niyazi'nin sevk ve idaresindeki 35 KD 872 plakalı araçla çarptığı belirterek, alınacak veraset ilamına göre davalı Kerim mirasçılarına dava dilekçesinin tebliği ile 2.000.000.000.TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı Niyazi vekili, müvekkilinin kusursuz hasar miktarında fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalılar davetiye tebliğine rağmen savunma yapmamışlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davalı ölü Kerim Çelik ve dahili davalılar Ayşe, Sevim ve Erol hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, 982.233.000.TL tazminatın davalı Niyazi'den olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1- HUMK.nun 179/1 maddesince, dava dilekçesinde, davalının adı, soyadı ve adresinin açık bir şekilde yazılı olması gerekir. Ancak dava dilekçesinden davalının adı, soyadı ve adresi gösterilmemiş olmasa bile, dava dosyasından davalının kim olduğu anlaşılabiliyorsa dava reddedilemez, davalı olarak gösterilen kişiye veya mirasçılarına karşı davaya devam edilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde davalı olarak Kerim'in mirasçılarını göstermiş, ad, soyadı, ve adreslerini bildirmemiş ise de davanın mirasçılar aleyhine açıldığı anlaşıldığı gibi yargılama sırasında mahkemenin verdiği yetkiye istinaden alınan veraset ilamına göre Kerim mirasçılarına dava dilekçe tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmıştır. Bu durumda, dava dilekçesindeki eksiklik giderilmiş ve ölü şahıs aleyhine dava açılmadığı anlaşıldığından mirasçılar hakkında açılan davanın reddine karar vermesi isabetli görülmemiştir.
2- Kabule göre de, veraset belgesini almak için davacının yapmış olduğu masrafların yargılama giderlerine ilave edilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda(1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA sair temyiz itirazlarının reddine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 15.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy